Bulaşıcı Hastalıklar

Milyarlarca bakteri ile çeviriliyiz. Birçoğu cildimizde ya da sindirim sistemimizde yaşar. Ancak, solunum sistemimizde, örneğin akciğerlerimizde yerleri yoktur. Bu nedenle doğal bariyerlerimiz zarar gördüğünde (mesela cildimiz zarar gördüğünde), en yararlı bakteri dahi ölümcül bir tehdit oluşturabilir.

Sigara, virüsler, diğer hastalıklar ya da ileri yaşa bağlı olarak bağışıklık sistemimiz zayıfladığında, sonuç bronşit ya da pnömoni gibi yaygın enfeksiyonlar olabilir.

Kronik Bronşit

Kronik bronşit nedir?
Kronik bronşit, akciğerlerdeki solunum yolları daraldığında ve kısmen tıkandığında oluşur. En az iki yıl üst üste ve her yılın en az 3 ayında sürekli bol miktarda balgamlı öksürük şikayetinin olması halidir.

Kronik bronşitin akut alevlenmesi nedir?
Kronik bronşit hastaları enfeksiyonlara açıktır ve sık sık hastalanırlar. Kronik bronşit belirtilerinin bir enfeksiyon nedeniyle arttığı duruma “kronik bronşitin akut alevlenmesi” adı verilir.

Kronik bronşitin akut alevlenmesinin belirtileri nelerdir?
Bronşitin enfeksiyon nedeniyle alevlendiğini gösteren kesin bulgular yoktur. Balgamın miktarı, yoğunluğunun artışı ve renginin değişimi, halsizlik tanıya yardımcı olan bulgulardır. Öksürük ve nefes darlığında artış olabilir. Ateş, titreme gibi bulgular olmayabilir.

Kronik bronşitin akut alevlenmesi nasıl tedavi edilir?
Kronik bronşiti olan hastalarda günlük aktivitelerini rahatlıkla yapmasını sağlayacak destek tedaviler ve enfeksiyonların önlenmesi gerekmektedir. Solunum yollarındaki daralmalar için kullanılan ilaçların düzenli alınması uygundur.

Akut alevlenmelerde tedavi daha yoğun olarak uygulanır. Antibiyotikler, akut alevlenmelerde daima kullanılmaktadır.

Akut alevlenmelerden nasıl korunulur?
Yılda dört ya da daha fazla alevlenme olan riskli hastalarda koruyucu olarak antibiyotik kullanılabilir. Bunun yanı sıra aşağıdaki önlemler alınmalıdır:

  • Sigaranın bırakılması
  • Alerjik hastalık varsa önlemi
  • Akciğer enfeksiyonu ve tıkanıklık yönünden değerlendirme
  • Obesitenin azaltılması
  • Beslenmenin düzenlenmesi
  • Düzenli egzersiz
  • Pnömokok aşısı
  • Yılda bir kez grip aşısı

 

Sinüzit

Sinüzit Ne Demektir?
Burun çevresindeki sinüs adı verilen boşlukların iltihaplanmasına sinüzit adı verilir. Bütün sinüsler bir delik aracılığı ile burun içine açılırlar. Buruna açılan bu delikler sinüslerin havalanmasını da sağlarlar.

Sinüslerin sesin rezonansının sağlanması, solunum havasının nemlendirilmesi ve ısıtılması ve zararlı partiküllerin tutulması gibi görevleri vardır.

Sinüzit nasıl oluşur?
Akut sinüzit, genel olarak virüslere bağlı gelişen üst solunum yolları enfeksiyonlarını takiben ortaya çıkar. Burun ve sinüs mukozasındaki şişlik, sinüsten buruna salgı akışını bloke ederek, sinüs içinde göllenmesine ve bakteriler tarafından enfeksiyon (sinüzit) oluşmasına yol açar.

Ayrıca, burun polipleri, büyük geniz etleri, burnun yapısal bozuklukları, alerji ve bazı kalıtsal mukoza hastalıkları da mekanik ve fonksiyonel drenaj bozukluğu yaparak sinüzite yol açabilirler. Kronik sinüzitlerin altında genellikle bu nedenler yatar.

Sinüzitin Belirtileri Nelerdir?
Akut ve kronik sinüzitin belirtileri birbirinden farklıdır. Akut sinüzitte şikayetler daha şiddetlidir. Hastayı en çok rahatsız eden şikayetlerden biri ağrıdır. Bu hangi sinüsün iltihaplandığına göre baş ağrısı, yüz ağrısı, göz çevresinde ağrı şeklinde olur. Genellikle öne doğru eğilmekle artar. Ayrıca burun tıkanıklığı, burun akıntısı, koku duyusunda azalma, geniz akıntısı, ateş, çene ve dişlerde ağrı, ağız kokusu, burun kanaması, göz kapakları ve yüzde şişme gibi belirtiler olur. Öksürük hem akut hem de kronik sinüzitin belirtisidir. Kronik sinüzitte şikayetler daha uzun süreli olmasına rağmen daha hafiftir. Ağrı daha seyrek hatta bazen yoktur. Hastayı en çok geniz akıntısı ve buna bağlı boğaz ağrısı ve öksürük rahatsız eder. Bunun dışında yine burun tıkanıklığı, yüzde dolgunluk hissi ve ağız kokusu olur. Kronik sinüziti olan hastalar bazen akut dönemler yaşayabilirler.

Sinüzit nasıl tedavi edilir?
Sinüzit tedavisinde amaç bakterilerin yok edilmesi ve sinüslerin buruna açılan deliklerinin açılmasını sağlamaktır. Bu delikler açılmazsa sinüs iltihapları yok edilemez. Bakterilerin yok edilmesi antibiyotiklerle olur. Burundaki şişliğin giderilmesi için de burun damlaları kullanılır.

Toplum Kökenli Pnömoni

Pnömoni nedir?
Halk arasında zatürree olarak da adlandırılan pnömoni, akciğer dokusunun bakteri, virüs, mantar ve diğer mikroorganizmalar tarafından meydana getirilen iltihabıdır.
Toplum kökenli pnömoni için risk faktörleri nelerdir?

  • İleri yaş
  • Sigara kullanımı
  • Aşırı soğuk havaya maruz kalmak
  • Kronik bir kalp ya da akciğer hastalığının varlığı
  • Alkol ve madde bağımlılığı
  • Bilinç bozukluğu ile seyreden bazı sinir sistemi hastalıkları
  • Öksürük refleksinin bozulması
  • Yabancı cisim aspirasyonu
  • Zararlı gazlara maruz kalmak

 

Pnömoni belirtileri nelerdir?
Pnömoni genellikle ateş, boğaz ağrısı gibi üst solunum yolu enfeksiyonu belirtilerini takiben başlar ve hastalarda bu belirtilerden 2-3 gün sonra yüksek ateş, titreme, hızlı soluk alıp verme, halsizlik, öksürük, balgam çıkarma, nefes almakla batıcı tarzda göğüs ağrısı ve hastalığın ciddiyeti ile ilişkili olarak nefes darlığı, morarma gibi belirtiler ortaya çıkar. Öksürük başlangıçta kuru vasıftadır. Ancak daha sonra öksürükle beraber normal yapıda ya da iltihaplı balgam da görülür. Tipik seyretmeyen bazı tür pnömonilerde baş ağrısı, karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal gibi belirtiler de olabilir.

Pnömoni nasıl tedavi edilir?
Hastalığın asıl tedavisi, etken mikroorganizmalara yönelik etkili antibiyotiklerin kullanılmasıdır. Ancak, antibiyotik tedavisinin yanı sıra hastayı rahatlatmak için aşağıdaki yöntemler de uygulanmalıdır:

  • Hastanın odası sıcak ve nemli olmalıdır.
  • Bol sıvı verilmelidir.
  • Ağrı ve ateşi olan hastalara ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlar verilmelidir.
  • Balgam atılımını kolaylaştırmak için balgam söktürücü ilaçlar verilmelidir.

Aşağıdaki kriterlerden birinin varlığında ise hasta hastane koşullarında tedavi edilmelidir:

    • 65 yaş üzeri hasta
    • Kronik akciğer, kalp veya böbrek hastalığı varlığı
    • Alkol veya madde bağımlılığı
    • Evde 3 günlük antibiyotik tedavisine yeterli yanıt alınamayışı
    • Bilinç bozukluğu
    • Aşırı tansiyon düşüklüğü
    • Akciğer grafisinde yaygın pnömoniye ilişkin bulguların varlığı
    • Lökosit sayısının çok yüksek ya da çok düşük oluşu
    • Akciğer zarlarında sıvı birikmesi
    • Böbrek yetersizliği tablosu gelişmesi
    • Aşırı kansızlık
    • Solunum sayısının çok artması
    • Morarma varlığı

     


 

Font ölçüleri
Font size - 1 2 3 +

ayar için tıklayın

Sayfa ayarları







http://bez33048.eu.schering.net/iw-mount/default/main/CCOM/BSP_Corp/_BSP_de/WORKAREA/htdocs/scripts/pages/en/company/code_of_ethics/corporate_directive_on_data_protection_and_privacy_of_personal_data/index.php

Copyright © Bayer Schering Pharma AG