Diyabet
Diyabet, diğer adıyla şeker hastalığı, vücudumuzda midenin arka kısmında bulunan pankreasın yeterli miktarda insülin hormonu üretememesi ya da üretilen insülin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması sonucu oluşan ve ömür boyu süren bir hastalıktır.
Vücudumuzun nefes almak, kitap okumak, yürümek ya da koşmak gibi bütün aktivitelerimizi yapmak için besinlerle aldığımız glukoza yani şekere ihtiyacı vardır. Besinler vücudumuza alındıktan sonra sindirim sisteminde şekere dönüşerek kana karışır. Kandaki şeker insülin hormonu yardımı ile hücre içerisine girerek enerji olarak kullanılır. Ancak, diyabetli kişilerde vücutta insülin hormonu eksik ya da yetersiz olduğundan şeker hücre içerisine giremez ve enerji olarak kullanılamaz. Sonuç olarak kandaki şeker düzeyi yükselir. Bu duruma hiperglisemi veya yüksek kan şekeri denir. Yüksek kan şekeri vücuda çok büyük zararlar verebilir.
Tip 1 Diyabet
Tip 1 diyabet her yaşta ortaya çıkabilir, fakat çocuklarda ve genç yetişkinlerde daha sık görülür. Bu yüzden Gençlik Diyabeti veya Jüvenil Diyabet olarak da adlandırılır. Tüm diyabetlilerin yaklaşık %5-10’unu oluşturur. Tip 1 diyabetlilerin vücudu ya çok az insülin üretir ya da hiç üretmez . Bundan dolayı mutlaka düzenli bir şekilde insülin tedavisi gerektirir.
Tip 2 Diyabet
Tip 2 diyabet en sık görülen diyabet tipidir. Diyabetlilerin yaklaşık %90’ını oluşturur. Genellikle 40 yaşının üstündeki, kilolu, fiziksel aktivitesi düşük kişilerde ortaya çıkar.Tip 2 diyabette vücudunuz yeterli miktarda insülin üretemez veya hücreler insülini etkili bir şekilde kullanamaz.
Gestasyonel Diyabet
Gestasyonel diyabet hamilelerde ortaya çıkan diyabet şeklidir. Hamileliğin 24-28. haftasında vücudunuz bebeğin büyümesine yardımcı olmak için büyük miktarda hormon ürettiği zaman ortaya çıkar. Bu hormonlar insülinin vücüdunuzda düzgün çalışmasını engeller ve kan şekeri yükselir. Yüksek kan şekeri bebeğinizin fazla büyümesine neden olur. Gestasyonel diyabeti olan birçok kadın düzenli kontrollerini yaptırır, kan şekeri düzeyini normal sınırlarda tutabilirse sağlıklı bebeklere sahip olabilir. Bu durumda kan şekerinizi olabildiğince normal seviyelerde tutmak hem sizin hem de bebeğinizin karşılaşabileceği sorunları ortadan kaldırır.
Diyabeti Kontrol Altında Tutmak
Kendinizi daha iyi hissetmek istiyor musunuz? Daha çok enerjiniz olsun ister misiniz? Hayatı dolu dolu yaşamak; gelecek yıllarda da sağlıklı olmayı ister misiniz? Eğer cevabınız bu sorulardan herhangi biri için EVET ise diyabet kontolü sizin için çok önemli olmalıdır.
Diyabetin Kontrolü
Diyabet kontrolünün amacı kan şekeri seviyenizi olabildiğince normal ve normale yakın değerlerde tutmaktır. Kan şekeri seviyesini kontrol altında tutmak kolay değildir ama sonuçlarının buna fazlasıyla değeceğinden emin olabilirsiniz. Diyabetinizi kontrol altında tutarak sağlıklı bir hayat yaşabilirsiniz.
Tedavi Hakkında...
Tedaviniz sadece ilaçlarla sınırlı değildir.hekiminizin onayladığı düzenli egzersiz programı diyabetinizi kontrol altında tutmanın en önemli parçasını oluşturur. Aynı zamanda beslenme ve hijyen de diyabetinizi kontrol altında tutmanın önemli bir kısmıdır. Bunlara ek olarak, kendinizi kötü hissettiğinizde, hasta olduğunuzda neler yapacağınızı bilmek ve kullandığınız ilaçların diğer ilaçlarla etkileşiminden haberdar olmanız da faydalı olacaktır.
Beslenme
Özenle hazırlanmış öğün planlaması diyabet planınızın önemli bir parçası olmalıdır. Hekiminiz size özel bir öğün planlaması hazırlanması konusunda yardımcı olacaktır. Öğün planınızdaki yiyecekler Besin Piramidi’ndeki 6 grup besinden oluşacaktır.
Karbonhidratlar
Karbonhidratlar önemli bir enerji kaynağı olsalar da kan şekerinizi çok hızlı etkilerler ve çok kısa bir süre içinde etki gösterirler. Kan şekerinizi ciddi bir biçimde etkileyeceklerinden öğün planlamanızı yaparken karbonhidratları saymak durumunda kalabilirsiniz Genellikle ekmek, meyve ve süt gibi bazı besinlerde diğerlerine göre daha fazla karbonhidrat bulunur.
Yağlar
Yüksek yağ oranına sahip besinlerden uzak durmanız gerekir çünkü bu besinler kan şekerinizi daha yavaş etkiler ve daha uzun zaman etki gösterir.
Kan Şekeri Takibinin Yararları
Kendi Kendine Takip
Kendi kendine takip diyabetinizi kontrol altında tutmada sizin aktif rol almanız anlamına gelmektedir. Kendi kendine takibin en önemli kısmı kan şekerinizi ölçmenizdir. Ancak sadece kan şekerinizi test etmekle kalmayıp diğer testlerinizi de yaptırmanız çok önemlidir. Bunlar 2-3 aylık ortalama kan şekeri seviyenizi görebileceğiniz Hemoglobin A1C ve vücudunuzun şeker yerine yağ yakmadığından emin olmanızı sağlayacak keton testidir. Aynı zamanda kilonuza, kan basıncınıza ve kan yağı adı verilen lipid seviyenize çok dikkat etmeniz gerekir.
Kan şekeri ölçümünüzü yaparak gün içindeki kan şekeri düzeyinin kaç olduğunu rahatlıkla görebilirsiniz. Teknolojinin gelişimiyle birliklerde artık istediğiniz ortamda kan şekerinizi ölçebileceğiniz cihazlar edinebilirsiniz. Birçok insan nasıl hissettiğine göre kan şekeri seviyesinin kaç olduğundan emin olabileceğini düşünür. Bazıları kan şekeri yüksekken düşük olduğunu ya da düşükken yüksek veya normal olduğunu hissedebilir. Emin olmak için yapılması gereken tek şey, kan şekerinizi ölçmektir. Egzersiz yapmak kan şekeri seviyesini ne kadar düşürür? Fazla yemek kan şekeri seviyesini nasıl etkiler? Test yapmayı kendiniz ve diyabetiniz hakkında daha çok şey öğrenmek için bir araç olarak görmelisiniz.
Kan şekerimi ne sıklıkta test etmeliyim?
Ne kadar çok test ederseniz, kan şekeri kontrolü hakkında o kadar çok bilgi edinirsiniz. Kan şekerinizi her gün çok sayıda faktör etkiler, örneğin yemek yemek, egzersiz yapmak, aldığınız ilaçlar, geçirdiğiniz hastalıklar ve yaşadığınız stres gibi. Bu nedenle, kan şekerinizi günün farklı saatlerinde test etmeniz önemlidir. Kan şekerinin gerektiği gibi kontrolü diyabetle ilgili gelecekteki sorun risklerini azaltmada size yardım edecektir. Kendi kendine takip, çok yüksek veya düşük kan şekeri düzeyinden kaçınmak için gereksiniminiz olan bilgiyi size verir. Sağlık uzmanınız hangi sıklıkta test yapmanız gerektiğine karar vermenize yardım edecektir.
Kan şekerimi ne zaman test etmeliyim?
Sağlık uzmanınız size kan şekerinizi ne zaman test edeceğinize karar vermenize de yardımcı olacaktır. Farklı zamanlarda kan şekeri sonucunuzu ölçmeniz iyi bir fikirdir. Kan şekerinizi ölçeçeğiniz uygun olabilecek zamanlar:
- Kahvaltıdan önce: Buna "açlık kan şekeri" denir. Açlık, 8 saat veya daha uzun süredir herhangi bir gıda almadığınız anlamına gelir.
- Kahvaltıdan 1-2 saat sonra: Buna "tokluk kan" şekeri denir.
- Öğle yemeğinden önce.
- Öğle yemeğinden 1-2 saat sonra.
- Akşam yemeğinden önce.
- Akşam yemeğinden 1-2 saat sonra.
- Yatmadan önce.
- İnsülin alıyorsanız gece 2:00 veya 3:00’te.
Aşağıdaki durumlarda, sıkı kan şekeri ölçümü yapmak iyi bir fikirdir:
- Tedavi planınızda değişiklik olduğunda.
- Diyabet için yeni bir ilaç kullanmaya başladığınızda.
- Kan şekerinizin çok yüksek veya düşük olabileceğini düşündüğünüzde.
- Hasta olduğunuzda.
Farklı zamanlardaki farklı kan şekeri düzeylerinden nasıl anlam çıkarabilirim?
Yemekten 1 veya 2 saat sonraki kan şekeri düzeyine "tokluk kan şekeri" denir. Araştırmalar diyabetli kişilerdeki kan şekeri düzeyinin yemek öncesi normal olsa bile, yemek sonrasında iki katı veya daha fazla oranda yükselebileceğini göstermektedir. Açlık ve tokluk kan şekeri hedefleriniz hakkında hekiminizle görüşmeniz faydalı olacaktır.
Kan şekeri ölçüm sonuçlarımı kaydetmem gerekiyor mu?
Evet, kan şekeri ölçüm sonuçlarınızın yazılı bir kaydını (günlük takip kitapçığı) tutun. Ayrıca kan şekeri testinin tarih, saat ve yemekten önce mi sonra mı yapıldığını da yazın. Diyet, egzersiz, ilaç veya kendinizi nasıl hissettiğiniz hakkında bilgiyi de günlüğünüze kaydedebilirsiniz. Hekiminizi ziyaretinizde günlük takip kitapçığını daima yanınızda getirin.
Kendi kendine takibi iyileştirmek için ne yapabilirim?
Kullanmakta olduğunuz ölçüm cihazı ile birlikte verilen talimatları izleyin. Hekiminizle ölçüm cihazınız ve kendi kendine takip hakkında konuşun. Aşağıdaki ipuçları en doğru sonuçları almanıza yardım edecektir.
- Ölçüm cihazınızı temiz tutun.
- Test malzemenizi oda sıcaklığında tutun.
- Test malzemenizin son kullanma tarihini kontrol edin.
- Ellerinizi ılık, sabunlu suyla yıkayın, iyice kurutun.
- Yerçekiminin kanınızın parmak uçlarınıza akmasına yardım etmesi için elinizi sarkıtın.
- Parmağınızı ayarlanabilir parmak delme cihazı ile delin.
- Kan damlasını test stribine yeterli miktarda çektirin.
- Sonuçlarınızı kaydedin.
Keton Testi
Keton testi kanınızda ne kadar keton veya asit bulunduğunun kontrol edilmesini kapsar, böylece vücudunuzun şeker yerine yağ yakmadığından emin olabilir ve ketoasidoz denilen, koma veya ölüme neden olabilen tıbbi bir acil durumdan kaçınabilirsiniz.
Keton nedir?
Ketonlar vücudunuz yakıt için depoda bulunan kendi yağını yaktığında oluşan bir asit türüdür. Vücudunuz enerji olarak kullanmak için yeterli şeker (glukoz) bulamazsa yağ yakar. Vücudunuz çok fazla yağı çok hızlı bir biçimde yaktığında, kanınızda ketonlar bulunabilir. Ketonlar kanınızdan idrarınıza geçerek uzaklaştırılır.
Niçin vücudum şeker kullanımında sorun yaşar?
Şeker, vücudunuzun enerji için yakacağı ilk yakıttır. Şekerin kanınızdan yakıt olarak vücut hücrelerine hareketine yardım etmek için, vücudunuzun insüline gereksinimi vardır. İnsülin, pankreas tarafından üretilen bir hormondur. Eğer hücrelere şeker gitmesine yardım etmek için kanınızda çok az insülin varsa vücut yakmak için diğer yakıt çeşitlerini arayacaktır. Vücut depolanmış yağı yaktığında, vücutta ketonlar oluşmaya başlar. Kanda çok fazla miktarda bulunan keton, ketoasidoz denilen ciddi bir soruna neden olabilir. Uygun tedavi uygulanmazsa, koma veya ölüme neden olabilir.
Kimler keton testi yaptırmalı?
Tip 1 diyabetlilerde Tip 2 diyabetlilerden daha kolay keton oluşabilir. Tip 1 diyabetli herkes idrarlarındaki ketonu test etmelidir. Tip 2 diyabetlilerin keton sorunu olması daha az olasıdır, fakat diyabetli herkes uyarı işaretlerini ve ne zaman test yaptırması gerektiğini bilmelidir. Keton testi, kan şekeri testi gibi, çok önemlidir. İdrarınızda keton bulunması bir tehlikenin işareti olabilir.
Keton testi hamile Tip 1 veya Tip 2 diyabetliler veya gestasyonel diyabetli kadınlar (hamilelikte ortaya çıkan diyabet) için sıklıkla önerilir. Keton testi Tip 2 diyabetli çocuklar için de önerilebilir.
Ne zaman idrarımda keton testi yaptırmalıyım?
Hekiminiz ne zaman keton testi yaptırmanız gerektiğini size söyleyecektir. Ayrıca aşağıdaki durumlarda test yapmak önemlidir:
- Kahvaltıdan önce: 8 saat veya daha uzun süredir herhangi bir gıda almamış olmanız gerekir.
- Kan şekeriniz birbirini izleyen iki testte 250 mg/dL veya daha yüksek çıkmışsa.
- Hastaysanız (soğuk algınlığı bile olsa) ,çünkü hasta olmak ketonların ortaya çıkışına sebep olabilir.
- Kusma halindeyseniz.
- Stres altında veya üzüntülüyseniz.
- Hamileyseniz.
İdrarımda keton testini nasıl yaptırırım?
İdrarınızda keton testinin yapılması çok kolaydır. Basit bir “daldır ve oku” idrar test stripi kullanabilirsiniz. Test stripini idrar numunenize daldırdığınızda , striplerin üzerinde bulunan renkler değişirse idrarınızda keton vardır.
Keton test stripleri şişelerde ve ayrı ayrı folyoya sarılı olarak eczanelerde mevcuttur. Işık ve neme karşı hassastırlar, bu nedenle kapağı sıkıca kapalı olarak kabında saklamanız gerekmektedir. Şişenin veya ayrı ayrı sarılmış stribin üzerindeki son kullanma tarihini daima kontrol edin ve son kullanma tarihi geçmiş stripleri kullanmayın.
Keton testim pozitif çıkarsa ne yapmalıyım?
Eğer sonuçlar eser miktarda veya çok az keton gösterirse:
- Saat başı bir bardak su için.
- Kan şekerinizi ve ketonu her 3 - 4 saatte bir test edin.
- Eğer kan şekeriniz 250 mg/dL’den yüksek ve ketonunuz varsa, egzersiz YAPMAYIN. Ayrıca hekiminizle mutlaka iletişime geçin.
- Eğer kan şekeriniz ve keton sayınız iki test sonrasında DÜŞMÜYORSA, hekiminizi arayın.
Eğer sonuçlar yüksek miktarda veya çok az keton gösterirse:
- HEMEN hekiminizi arayın.
- Saat başı bir bardak su için.
Ketoasidoz hızla çok ciddi bir soruna ilerleyebilir. Testler yüksek seyretmeye devam ederse veya diyabetik ketoasidozun (DKA) herhangi bir erken işaretine sahipseniz hekiminizle irtibat kurun.
Diyabetik ketoasidozun erken işaretleri:
- Midenizde ağrı
- Bulantı ve kusma
- Hızlı nefes alma
- Meyvemsi kokan nefes
Bu belirtilerden herhangi biri ve idrarınızda keton varsa, hekiminizi arayın veya acil servise gidin.
A1C Testi (Hemoglobin A1C veya HbA1C)
Bildiğiniz gibi, diyabetinizi kontrol altında tutmanız sağlıklı kalmanın anahtarıdır. Diyabetinizin kontrolünün iyi gittiğinden emin olmak için kan şekeri düzeyinizi günün farklı saatlerinde ölçersiniz. Bu testler o anda kan şekeri düzeyinizin ne olduğunu söyler, ki bu çok yararlıdır. Bununla birlikte, kan şekeri düzeyiniz gün içinde çok fazla değişiklik gösterebilir . Kendi kendine test, diyabetinizi yönetmenin en iyi yolu olsa da, TEK BAŞINA diyabet kontrolünün nasıl gittiği ile ilgili size bilgi vermez.
Son 2 - 3 aylık ortalama kan şekeri düzeyinizi size söyleyebilecek olan başka bir test daha vardır. Bu laboratuvar testine hemoglobin A1C denir. Bu test için farklı birkaç isim de duyabilirsiniz, örneğin:
- HbA1C
- Glikohemoglobin
- A1C
Hemoglobin nedir?
Hemoglobin alyuvarlar içinde bulunan ve akciğerden bütün diğer hücrelere oksijen taşıma işlevi olan bir proteindir. Hemoglobin aynı zamanda şeker de taşır çünkü şeker vücudunuzdaki her çeşit proteine bağlanabilir. Şeker hemoglobine bir kez bağlanınca alyuvarların yaşamı süresince, yaklaşık 2 veya 3 ay orada bağlı kalır. Kanınızda ne kadar çok şeker olursa, o kadar çoğu hemoglobine bağlı olarak bulunur.
A1C neyi ölçer?
A1C, hemoglobininize ne kadar şeker bağlanmış olduğunun bir ölçüsüdür. A1C sonucunuz size ortalama kan şekeri düzeyinizin son 2 - 3 aydır ne olduğunu söyler. Eğer kanınızda çok fazla şeker varsa ve ortalama kan şekeriniz son birkaç aydır yüksekse, A1C değeriniz yüksek olacaktır. A1C testi genel kontrolunuzun gerçekte nasıl olduğunu görmenizi sağlar. Günlük kan şekeri testleriniz ve A1C sonuçlarınız hakkında hekiminizle konuşmalısınız.
A1C sonucunuz ile günlük kan şekeri düzeyinizi nasıl karşılaştırabilirsiniz?
Bu tablo kan şekerinizin A1C’yle nasıl karşılaştırıldığının bir örneğidir. Tablodaki rakamlar hamile olmayan yetişkinler için geçerlidir. Bazı laboratuvarlar A1C testi için farklı yöntemler kullanabileceğinden farklı normal aralıklarına sahip olabilirler. "Harekete geçmek" sizin kendi hedef kan şekeri düzeyinize bağlıdır. Sonuçlarınız hakkında hekiminizle görüşün.
A1C Sonucu |
Ortalama Kan Şekeri Düzeyi |
Kan Şekeri Kontrolünüz |
14% |
360 mg/dL |
Çok yetersiz kontrol, düşürmek için derhal harekete geçin |
10% |
250 mg/dL |
Yetersiz kontrol, düşürmek için harekete geçin |
9% |
210 mg/dL |
Yetersiz kontrol, düşürmek için harekete geçin |
8% |
180 mg/dL |
Sınırda kontrol, düşürmek için harekete geçin |
7% |
150 mg/dL |
Sınırda kontrol, düşürmek için harekete geçin |
6.5%* |
135 mg/dL |
İyi kontrol |
6% |
120 mg/dL |
Çok iyi kontrol |
*ACE/AACE A1C Glisemik Kontrol Hedefi |
||
A1C testi bana nasıl yardım edebilir?
ACE/AACE önerilerine göre %6.5’tan yüksek A1C sonuçları diyabetinizin kontrol dışı olduğunun uyarısıdır. Eğer hemoglobin A1C değeriniz yüksekse hekiminiz diyabet planınızı kan şekerinizi daha iyi kontrol edebilmeniz için değiştirebilir. Tedavi planınızda zaman zaman değişiklikler yapılması A1C değerinizin normale yaklaşmasına yardım edecektir. A1C değerinizin normale yakın olması diyabetinizin kontrol altında olduğunu gösterir.
Araştırmalar iyi kan şekeri kontrolunun önemli sağlık sorunları riskinizi düşürebileceğini göstermektedir, örneğin:
- Kalp hastalığı
- Felç
- Böbrek hastalığı
- Göz hastalığı
- Sinir hasarı
- Ampütasyonlar
- Dolaşım sorunları
Kan şekeri düzeyinizi normale yakın tutarak, diyabet komplikasyonlarına engel olabilirsiniz. Yüksek kan şekeri düzeyinin kan damarları ve sinirlere vereceği hasarı durdurabilir veya erteleyebilirsiniz.
Hangi sıklıkta A1C testi yaptırmalıyım?
ACE ve AACE, diyabeti olan herkesin, hedefi %6.5 ve altındaysa her 6 ayda bir, hedefi %6.5 ve üzerindeyse yada tedavi değişikliğine karar verilecekse her üç ayda bir A1C testi yaptırmasını önermektedir.Eğer insülin kullanıyorsanız, bu testi her 3 ayda bir yaptırmalısınız.
Kan şekeri takibinin bana yardımcı olacağını nereden bileceğim?
Diyabetle ilgili en son yapılan çalışmalar kan şekerinizi sıkı kontrol altında tutmanın neler kazandıracağını göstermiştir.
Diyabetin Kontrolü ve Komplikasyonları Çalışması (DCCT)
1441 Tip 1 diyabetli ile yapılmış olan DCCT çalışması, kendi kendine takibin diyabetten kaynaklanan komplikasyonların ortaya çıkma riskini azaltabileceğini göstermiştir.Bu çalışma sonucunda kendi kendine takip yapan kişilerin normale yakın ortalama kan şekeri seviyeleri olduğu gözlenmiş ve göz, böbrek ve sinir hasarı gelişme riskinin daha düşük olduğu görülmüştür. Ayrıca Hemoglobin A1C seviyesindeki % 1 lik azalmanın bile diyabetin yaratacağı komplikasyonların görülme riskini azalttığını göstermiştir.
Kumamoto Çalışması
Kumamoto çalışması Tip 2 diyabetli hastalarla yapılan bir çalışmadır.Bu çalışma Diyabetin Kontrolü ve Komplikasyonları çalışmasıyla aynı sonuçlara varmıştır. Kendi kendine takip yapan diyabetlilerin göz, böbrek ve sinir hasarıyla ilgili daha az sorun yaşadıkları gözlemlenmiştir.
Birleşik Krallık Prospektif Diyabet Çalışması (UKPDS)
UKPDS çalışması 5102 Tip 2 diyabetli ile şimdiye kadar yapılan en kapsamlı çalışmadır. Çalışma sonucunda kan şekerinin düzenli ve sık takibiyle gözde oluşabilecek problemlerin %25 , böbreklerde oluşabilecek problemlerin ise %33 oranında azaltılabileceği görülmüştür. Aynı zamanda, tedavi planında ve ilaçlarda zamanla bazı değişiklikler yapmanın gerekli olabileceğini ve yüksek kan basıncının ve kan yağlarının kontrol altında tutulmasının da yararlı olduğunu göstermiştir.
Komplikasyonlar
Diyabetle ilgili birçok komplikasyon yüksek kan şekeri seviyesi nedeniyle ortaya çıkar.Kan şekeri seviyenizi kontrol altında tutarak kısa ve uzun dönemli komplikasyonları yaşama riskinizi azaltabilirsiniz.
Kısa Dönem Komplikasyonlar
Kan şekeriniz kısa dönemlerde kontrolden çıktığında, aşağıdaki komplikasyonları yaşayabilirsiniz.
Hipoglisemi veya Düşük Kan Şekeri
Hipoglisemi belirtileri ; titreme, terleme, halsizlik, baş dönmesi,sinirlilik, çok acıkma ve baş ağrısıdır.
Hipoglisemi geçirdiğinizi düşünüyorsanız, aşağıdakileri takip ediniz;
- İmkanınız varsa emin olmak için kan şekerinizi ölçünüz.
- Şeker yiyebilir veya yarım bardak meyve suyu içebilirsiniz.
- 15 dakika içinde kendinizi daha iyi hissetmiyorsanız biraz daha şeker yiyebilirsiniz.
Hiperglisemi veya Yüksek Kan Şekeri
Hiperglisemi belirtileri; görmede bulanıklık, baş ağrısı, artan susuzluk hissi, sık idrara çıkma, sinirlilik, sürekli yorgunluk hissi ve belli bir sürede meydana gelen açıklanamayan kilo kaybı olarak sıralanabilir.
- Hipergliseminiz olduğunu düşünüyorsanız, aşağıdakileri takip ediniz;
- Bolca su veya şekersiz içecek için.
- Tavsiye edilen öğün planlamanızı takip edin.Öğün planlamanız yoksa diyetisyeninizle görüşün.
- İlaçlarınızı doktorunuzun söylediği şekilde alın.Kan şekeri seviyeniz sürekli yüksekse mutlaka doktorunuzla veya diyabet eğitmeninizle görüşün.
- Kan şekerinizi daha sık test edin.(3-4 saatte bir)
Uzun Dönem Komplikasyonları
Yüksek kan şekeri zamanla kan damarlarında, büyük organlardaki sinirlerde, bacaklarınızda ve ayaklarınızda hasara neden olur. Hasarlar aşağıdaki komplikasyonlara yol açabilir:
- Kan dolaşımı bozuklukları
- Körlük
- Ayak problemleri ve amputasyonları
- Sinir problemleri
- Böbrek problemleri
- Kalp hastalıkları
Ayak Problemleri
Diyabetlilerin kan dolaşım bozukluğu veya sinirlerin tahribatı nedeniyle ortaya çıkan ayak problemlerini yaşama riski daha fazladır.(Kuru cilt, çatlamış topuklar, nasırlar ve ayak şeklindeki değişiklikler).
Kan dolaşım bozukluğu ayak hücrelerine az oksijenin ulaşması anlamına gelir. Kan dolaşım bozukluğu meydana gelirse, tırnak uzamasında değişiklikler, ağrılı ayak ülseri ve ayaktaki yaraların yavaş iyileşmesi görülebilir. Bazı diyabetlilerin ayaklarında hissizliğe yol açan sinir kayıpları olabilir.
Sinir kaybı genelde uzun bir süre boyunca kan şekerinin kontrol altında tutulmamasından kaynaklanır. Hasar görmüş sinirler ayaklarınızın sıcaklığa, basınca ve acıya karşı hassasiyetinin çok azalmasına veya tamamen yok olmasına neden olur.Çok sıcak banyo yaparsanız ve ayaklarınız çok fazla sıcağa maruz kalırsa yanıklar oluşabilir ve siz bunları hissetmeyebilirsiniz.Sert bir objeye çarptığınızda oluşabilecek yaralanmaları veya ayakkabılarınız sıktığında oluşabilecek hasarın farkına varmayabilisiniz. Bu his kaybı ayak derinizi daha hassas bir hale getirir.Siz farkına varmadan ayaklarınızda hasarlar oluşabilir.
Ayak bakımınızı nasıl yapmanız gerektiğini biliyorsanız bu komplikasyonları azaltma hatta önleme şansınız var demektir.Daha fazla bilgi için Diyabette Bakım bölümünü inceleyebilirsiniz.
Hijyen
Dişleriniz, cildiniz ve ayaklarınıza her gün özen göstermeniz gerekir. Gerektiği gibi bakımlarının yapılması komplikasyonların oluşumunu engelleyerek diyabetinizin kontrol altında tutulmasında büyük rol oynar.
Dişler
Kan şekerinin kontrolsüz olduğu diyabetlilerde diş eti hastalıkları görülme oranı daha yüksektir. Çünkü kandaki şeker seviyesi yüksek olduğunda tükürükteki şeker seviyesi de yüksektir.Bakteriler tükrük şekeri ile beslenir ve ağızda gelişerek ağız içerisinde bir takım hastalıklara neden olurlar Bunu önlemenin yolu iyi bir ağız bakımı ve kan şekerinin kontrol altında tutulmasıdır. Bunun için:
- Yumuşak kıllı bir diş fırçası kullanın, çünkü orta veya sert kıllı fırçalar diş eti dokusunu yırtabilir.
- Ağız bakımı hergün düzenli olarak yapılmalıdır.
- Dişler ve dişetleri 3 dakika süreyle usulüne uygun (üst çenede yukarıdan aşağıya; alt çenede aşağıdan yukarı yöne ) olarak fırçalanmalı; diş ipliği kullanılmalıdır.
- Diş fırçaları 3 ayda bir değiştirilmelidir.
- Altı ayda bir diş hekiminize başvurunuz.
Cilt
Cilt sorunlarından kaçınmak için Amerikan Diyabet Derneği’nin aşağıdaki ipuçlarından faydalanabirsiniz.
- Banyo ve duşunuzu ılık suyla yapın, çünkü sıcak su cildinizi kurutur.
- Kokusuz yumuşak şampuanlar ve nemlendirici sabunlar kullanın.
- Banyo veya duşun ardından su bazlı (oil-in-water) bir cilt kremi kullanın.
- Soğuk, kuru havada evinizi daha nemli tutun ve daha az banyo yapın.
- Özellikle soğuk veya rüzgârlı havada cildinizi nemlendirici kremlerle nemlendirerek cildin kurumasını engelleyin.
- Kıvrım yerlerinde ve koltuk altları ve kasık gibi derinin deriye değdiği yerlerde talk pudrası kullanın.
- Kesik oluştuğunda sabun ve suyla yıkayın. Alkol, antiseptik veya iyot kullanımından kaçının. Sadece doktorunuz tarafından önerilen bir antibiyotik krem veya merhem kullanın. Kesiği steril gazlı bezle kapatın. Büyük bir kesik, yanık veya enfeksiyon varsa derhal bir doktora başvurun.
- Cilt sorunlarınızı çözemediğinizde derhal bir cilt doktoruna başvurun.
Ayaklar
Ayağınızda oluşabilecek zararlardan korunmak ve riskleri azaltmak için atabileceğiniz bazı basit adımlar bulunmaktadır. Ayaklarınıza bakım yapmak için düzenli olarak biraz zaman ayırmanız onları sağlıklı tutmaya yardım edebilir.
Ayak Muayenesi
- Ayaklarınızı her gün kontrol edin. Ayaklarınızın üstüne, tabanına ve parmaklarınızın arasına bakın. Eğer eğilmekte zorluk çekiyorsanız, tabanları kontrol etmek için bir ayna kullanın veya birinin size yardım etmesini sağlayın. Ayaklarınıza aydınlatması iyi olan bir yerde bakın. Banyo veya duş sonrası, ayaklarınıza bakmak için iyi bir zamandır.
- Kesik, çizik, su toplaması, nasır, deri kalınlaşması, batık tırnak veya enfeksiyon işaretlerini kontrol edin. Ayrıca özellikle ayak parmakları arasında beyaz, nemli, kırışık deri arayın.
- Sıcak noktalar altta yatan enfeksiyon veya enflamasyon anlamına gelebilir. Eğer ayaklarınızda sinir hasarı varsa, sizi bu sorunlar hakkında uyaracak çok az acı olacak veya hiç acı olmayacaktır.
- Herhangi bir sorun olduğunda derhal hekiminize gidin.
Ayak Banyosu
- Ayaklarınızı temiz tutun.
Her gün yumuşak bir bez ve hafif bir sabunla ılık suda yıkayın. Ayağınızı yakmaktan kaçınmak için suyun sıcaklığını bilek veya dirseğinizle kontrol etmeyi unutmayın. Ayaklarınızı uzun süre suda bekletmeyin veya diğer herhangi bir solüsyona batırmayın. Ayaklarınızın uzun süre suda kalması cildinizin daha fazla kurumasına neden olacaktır.
- Ayaklarınızı kurutun.
Ayaklarınızı tamamen kurutmak için yumuşak bir havlu kullanın, ayak parmaklarınızın her birini ve aralarını kurutmayı unutmayın. Ayak parmak aralarının nemli kalması mantar enfeksiyonlarının oluşmasına sebep olur. Ayak parmaklarınız arasına losyon sürmeyin ve asla ayaklarınızı kurutmak için saç kurutma makinesi kullanmayın.
- Losyon tatbik edin.
Her yıkama sonrası ayaklarınızın üstüne ve tabanına losyon sürün. Yumuşak bir %5 ile 10 üreli losyon cildinizin nemli kalmasına yardım edecektir. Ayak parmak arasına losyon sürmekten kaçının.
Nasırlar
Nasırlar ayaklara iyi oturmayan ayakkabılar veya yanlış yürüme tarzı nedeniyle oluşan basınç veya sürtünmeden dolayı oluşurlar.
- Nasırlardan ayağınız üzerindeki basıncı azaltmak yoluyla kurtulabilirsiniz. Basıncı azaltmak için ise düzgün, ayağa iyi oturan ayakkabı edinmek ve ayakkabılarınız için özel tabanlık kullanmanız yeterli olabilir. Tabanlıklar , vücut ağırlığınızın ayak tabanınıza düzgün dağılmasına yardım edecektir.
- Oluşan hafif deri sertleşmeleriyle ilgilenin. Ayağınız kuruyken, herhangi bir sertleşmiş bölgeyi ponza taşıyla yumuşak bir biçimde törpüleyin. Ardından, sert deriyi esnek tutmak ve çatlamasını engellemek için tüm sertleşmiş yerlere losyon uygulayın.
- Kendi kendinize uygulayacağınız nasır veya sertleşmiş deri sökücüler kullanmaktan kaçının. Yanığa neden olabilir ve sorunlu bölge çevresindeki sağlıklı deriye zarar verebilirler. Nasır pedi kullanmayın.
- Nasır veya sertleşmiş derinizi asla bir jiletle kesmeyin. Sertleşmiş kalın deriniz varsa, nasıl tedavi edip önleyeceğinizi hekiminize sormalısınız.
Ayak tırnakları
- Ayak tırnakları mümkün olduğunca düzgün olmalıdır.Banyodan sonra tırnakları yumuşakken kesmek daha kolay olacaktır. Tırnağı dümdüz kesmek için tırnak makası kullanın ve ardından bir törpü ile köşelerini yuvarlaklaştırın. Tırnaklarınızı çok kısa kesmeyin; ayak parmağınızın ucunda daima yaklaşık 1,5-3,0 mm uzunluğunda serbest tırnak bırakın. Tırnaklarınıza kolay bir şekilde ulaşmada herhangi bir sorununuz olması veya tırnaklarınızın kalın ve kesilmesi zor olması durumunda, pediatrist veya ayak bakımı uzmanı gibi tırnaklar üzerine eğitimli bir sağlık bakım uzmanından yardım isteyin.
- Batık tırnak için doktora gidin.Kendiniz tedavi etmeye çalışmayın.
- Ayak problemleri ve amputasyonları
- Ayağınıza kesici aletlerle müdahalede bulunmayınız. Örneğin; nasır makası gibi aletler sizin için tehlikeli olabilir.
Çoraplar
Her gün temiz çorap giyin. En az %80 pamuk veya yün karışımlı bir çorap terin emilmesine ve cildinizin nefes almasına yardım eder. Kısa veya külotlu çoraplarda naylondan kaçının. Çoraplar ayağa iyi oturmalı ve özellikle gergin ve elastik olmamalıdır. Büyük dikişli çoraplardan kaçının.
- Evde veya dışarıda asla yalın ayak yürümeyin. Evde ve dışarıda ayaklarınızı korumak ve desteklemek için her gün ayakkabı ve çorap giyin. Ayakkabılarınızı giymeden önce daima açıp silkeleyin ve ardından ayaklarınıza zarar verebilecek taş veya sert cisimler açısından içlerini dikkatlice kontrol edin.
- Uygun ayakkabılar giyin. Ayakkabıların burnu ve arkası kapalı olmalı, kalın, esnek kauçuk bir tabanı olmalıdır. Ayakkabının burun kısmı ayak parmaklarınızı alacak kadar geniş ve derin olmalıdır. Sivri burunlu ayakkabılardan kaçının. Ayakkabıların iç astarında kabarıklık, kıvrım veya dikiş olmamalıdır. Bağcıklı ayakkabılar veya bantla kapananlar en iyisidir. Bağcıksız ayakkabılardan kaçınmaya çalışın.
- Ayaklarınızın en geniş olduğu zamanlarda ayakkabı alışverişine çıkın. Öğleden sonra ayakkabı almak, sabah erken almaktan daha iyidir. Çok sıkı veya vuran ayakkabılardan kaçının. Yeni ayakkabı satın alıyorsanız ve ayaklarınız uyuşmuşsa, kartondan ayağınızın şeklinde kesin, ve ayağınıza olup olmayacağını belirlemek üzere satın almayı düşündüğünüz ayakkabı çiftinin içine bu örneği yerleştirin.
- Yeni ayakkabıları öncelikle sadece kısa sürelerle giyin. Yeni ayakkabıları en fazla günde 1 ila 2 saatlik sürelerle giyerek alıştırın. Yeni ayakkabıları giydikten sonra, ayaklarınızı dikkatle inceleyerek sorunlu bir alanı işaret edebilecek, ayakkabının vurduğu, kırmızı lekeleri kontrol edin.
Dolaşım
- Sigara kullanmayın. Sigara içmek kan damarlarına zarar verir ve diyabetli insanlarda dolaşım sorunu riskini arttırır.
- Her gün egzersiz yapın.Ayrıca, aynı pozisyonda uzun süre oturmayın. Bacaklarınızı ve ayaklarınızı birkaç dakikada bir hareket ettirin, ve uzun sürelerle diz veya bileklerinizle bacak bacak üstüne atmaktan kaçının.
- Kışın sıcak tutan çorap, ayakkabı veya botlar giyin.Unutmayın, ayaklarınızda his kaybı oluşmuşsa sıcaklığı hissedişiniz güvenilir olmayabilir.
- Isıtma yastığı veya sıcak su torbaları kullanmaktan kaçının. Çok ciddi derecede yanıklarla karşılaşabilirsiniz.. Bunun yerine, ayaklarınızı sıcak tutmak için yün çoraplar kullanın.
Yaralanmalar
- Sert cisimlere ayağın takılması veya çarpması. Sert bir cisme ayağınız takılır veya çarparsa, ayağınızda herhangi bir hasar oluşup oluşmadığından emin olmak için ayaklarınızı kontrol edin. Ayaklarınızda his kaybı zayıfsa, ciddi bir yaralanmada normalde sizi uyaran acıyı hissedemeyebilirsiniz.
- Eğer ayağınız yaralandıysa, ağrı hissetmesenizde üzerinde yürümekten kaçının, çünkü yara bölgesine basarak yaptığınız basınç yaranın iyileşmesini geçiktirecektir.
- Su toplaması, kesik ve çizikler derhal tedavi edilmelidir. Borik asit, hidrojen peroksit veya herhangi bir antiseptik gibi güçlü kimyasallar iyileşmekte olan dokuya zarar verebileceğinden asla kullanmayın. Su toplamalarının üstünü kendiniz açmayın, enfeksiyona neden olabilirler. Sadece yarayı sabun ve suyla temizleyin ve daha ileri tedavisi için hekiminizi arayın. Tüm açık yaraların üzerinii steril bir sargı bezi ile kapatın.
- Açık bir yara oluştuğunda, çevresinde herhangi bir ateş, kızarıklık, şişme, iltihap veya ağrı belirtisi varsa hiç vakit kaybetmeden doktorunuzu arayın.
Profesyonel Bakım
Ayaklarınızın düzenli bakıma gereksinimi vardır. Doktorunuz veya diyabet eğitmeninizin düzenli muyeneleriniz sırasında ayaklarınızı kontrol ettiğinden emin olun. Ayaklarınızla ilgili sorun yaşadığınızda hekiminizden yardım alın. Podiatristler (ayak hastalıkları uzmanı) ve kiropodistler (ayak bakım uzmanı) ayaklarınızın bakım ve tedavisinde uzmanlaşmış sağlık bakım profesyonelleridir. Bu uzmanlar ayak sorunlarınızı tedavi edebilir, veya gereksiniminiz varsa size uygun özel ayakkabılar veya malzemeler bulabilirler.
