Kontrast Ajanlar
Röntgen (X ışını) ne demektir?
1895’te W.C. Roentgen’in x-ışınını buluşundan sonra görüntüleme yöntemleri hızla gelişmiştir. Rontgen adı verilen bu temel görüntüleme tekniğinde enerji kaynağı olarak x-ışını kullanılmakta olup, alınan görüntü iki boyutlu olarak bir film üzerinde elde edilmektedir. Kullanılan x-ışını aynı zamanda ortama radyasyon yaymaktadır.
X ışını kontrast maddeyi netleştirir
Günümüzde x-ışını tekniği tıpta ultrasondan sonra ikinci sıklıkla kullanılan bir görüntüleme tekniğidir. Bununla birlikte, kısa dalga boyu olan yüksek enerjili elektromanyetik dalgalar kemikler gibi yoğun dokuları görüntülemede mükemmel olmalarına rağmen, yumuşak dokulu organların tanınmasında o kadar iyi değildirler.
Doktorların yumuşak doku organları arasındaki ve içindeki detayları ayırabilmeleri kullanılan kontrast maddeler sayesinde daha kolay olmaktadır.
Kontrast maddeler neden gereklidir?
Benzer yoğunluktaki ve ortalama atom numaralı herhangi iki organı x-ışını filmde ayırt edilmeyecektir. İşte bu nedenle kontrast maddeler, tanısı yapılacak organ ve çevre doku arasında yapay bir kontrast oluşturmak için gereklidirler. Tüm kontrast maddeler yüksek atom numaralı elementlerin belirli oranlarını içeren toksik olmayan solüsyon veya süspansiyon esasına dayanmaktadır. X-ışını kontrast maddelerdeki iyotla karşılaştığında kontrast maddenin yoğun olarak biriktiği alan x-ışını filminde beyaz görünmektedir ve böylece içine girdiği organın detaylarını vurgulamaktadır.
Kontrast maddeler nasıl kullanılır?
Güncel pratikte, kontrast maddelerin kullanımını içeren birçok radyolojik inceleme vardır. En sık kullanılan birkaçı burada anlatılmıştır.
Anjiyografi
Kan damarlarının durumunu inceleyen radyolojik prosedüre anjiyografi adı verilir. Arterlerin veya venlerin incelenmesine göre arteriyografi ve venografi arasında ayırım yapılmaktadır.
Arteriyografi
Arteriyografide, kontrast madde bir atardamar içine uygulanarak onu X ışınına karşı opak hale getirir. Kanın doğal akışı kontrast maddeyi taşır ve seri radyografiler alınarak, radyolog bir organ veya ekstremiteye (kol ve bacaklar) kan akımının bir yol haritasına benzer seri görüntülerini elde edebilir. Bir arterin lokal daralması veya tıkanması görünebilir ve uygun cerrahi veya girişimsel tedavi mümkün olabilir (girişimsel radyolojiye bakınız).
Venografi (flebografi)
Venler kanı kalbe doğru taşımaktadır, bu nedenle kontrast maddeyi periferik bir vene enjekte ederek bir ekstremitedeki kan akımının düzgün bir haritası elde edilebilir. Venlerin daha geniş ve daha çok sayıda olması ve venlerdeki kan akımının arterlerden daha yavaş olduğu gerçeği, radyoloğun, ekstremitenin her bölümünün farklı pozisyonlarda birkaç radyografisini almasının normal olduğu anlamına gelmektedir. Venografinin en sık kullanıldığı yer, bacaktaki şüpheli bir derin ven trombozu tanısının kesinleştirilmesidir.
DSA (Dijital subtraksiyon anjiyografisi)
Dijital subtraksiyon anjiyografisinde (DSA) görüntü, kontrast maddeden önceki radyografilerden kontrast ajan uygulandıktan sonra alınan radyografilerin çıkarılmasıyla elde edilir. Bu çıkarma işleminin sonucu, kontrast ajanla dolu damarların üstündeki yapılardan bağımsız olarak görüntülenmesidir. Bu prosedürler, hızlı seri görüntülerin oluşturulması için bilgisayarlı ve radyografik donanımların da dahil olduğu özel elektronik ekipman kullanımını gerektirmektedir.
İntravenöz ürografi (intravenöz piyelografi, İVÜ, İVP)
İntravenöz ürografi, idrar yollarının hala temel radyolojik incelemesidir ve esas amacı böbreklerin fonksiyonunu, yapısını, şeklini değerlendirmektir. İntravenöz olarak enjekte edildiğinde, çoğu kontrast ajan hızla böbrekler tarafından atılır, böylece enjeksiyon sonrasında alınan seri radyografiler idrar yollarını gösterecektir. Arteriyografi ve venografiyle karşılaştırıldığında, intravenöz ürografi, diğerlerine kıyasla radyoloğun çok az zamanını alır ve bu incelemelerin birkaçı genellikle tek bir seans sürmektedir. Çocuklar intravenöz ürografi kullanılarak, idrar yollarının konjenital anomalileri açısından incelenebilir.
Miyelografi
Kontrast madde kullanılmadan radyografik olarak görüntülenemeyen bir diğer yapı da omurilik ve ondan çıkan sinir kökleridir. Sonuç olarak, omuriliği ve sinir köklerini çevreleyen beyin omurilik sıvısına bir kontrast maddenin enjekte edilmesi gerekmektedir. Omuriliğin spinal kanal içinde translüsan bir yapı olarak görünebilmesi için bu sıvı daha sonra opaklaştırılır. Bu incelemeler için yüksek özellikli kontrast maddeler kullanılmaktadır.
Miyelogramların çoğu sadece lomber bölgeyi incelemek için kullanılır. Böyle bir inceleme için en sık neden intervertebral disk prolapsusu şüphesini doğrulamaktır. Bununla birlikte bazı miyelogramlar, omurilik boyunca tümörlerdeki dejeneratif lezyonları incelemek için kullanılırlar. Bazen servikal bölge de incelenir. BT (bilgisayarlı tomografi) ve MRG (manyetik rezonans görüntüleme)'nın tıbba girişinden beri miyelografik prosedürler devamlı olarak azalmıştır.
Girişimsel teknikler
Artık birçok radyolog, radyolojik tekniklerden geliştirilen terapötik prosedürlerde özelleşmektedirler. Bu prosedürler, daralmış arterlerin genişletilmesi (anjiyoplasti, perkütan translüminal anjiyoplasti, PTA) ve ayrıca tümörler, anevrizmalar ve vasküler malformasyonlar gibi anormal alanları sulayan arterlerin bilerek tıkanmasıdır. Terapötik embolizasyon denen bu prosedür anormal alanların kan akımını engeller. Genellikle kontrast maddenin yüksek dozlarının kullanımını gerektirmektedir çünkü terapötik ilerlemeyi kontrol için aynı damarların birkaç kez incelenmesi gerekebilir.
Diğer incelemeler
Kontrast maddeler çeşitli başka incelemelerde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Örneğin, eklemlerin anatomisini incelemek için (artrografi), veya tükrük bezi (siyalografi) gibi çeşitli bezlerin duktal sistemleri için kullanılabilir. Başka vakalarda kontrast madde, kanalladaki tıkanıklığın nedenini anlamak için pankreatik/biliyer duktal sistemi incelemekte (retrograd koledokopankreatografi) kullanılabilir. Ayrıca, geriye doğru üreterlere reflü olup olmadığına karar vermek için doğrudan mesaneye verilebilir (işeme sistografisi). Buna ek olarak, seyreltilen kontrast madde ince barsak veya rektum gibi organları incelemek için de kullanılabilir.
Kontrast maddelerin güvenilirliği
Modern x-ışını kontrast maddelere advers reaksiyonları oldukça nadirdir. Ancak, her farmakolojik ürünle olabildiği gibi bunlarla da olabilir. Yine de advers reaksiyonlar genelde hafif ila orta derecelidir ve kısa sürelidir ve tıbbi tedavi olmadan kendi kendine gerilemektedir. Kontrast maddelere karşı en sık gözlenen reaksiyonlar arasında bulantı, kusma ve alerjiye benzer reaksiyonlar gelmektedir. Bunun yanında, bazı vakalarda hastanın hastaneye kaldırılmasını gerektiren ciddi advers reaksiyonlar gözlenmiştir. Advers reaksiyon riskini en aza indirmek için sağlık bakım profesyonelleri her hastanın tıbbi geçmişi hakkında sorular sormaya dikkat ederler:
- Herhangi bir ilaç alıyor musunuz (reçeteli veya reçetesiz)?
- Daha önce hiç x-ışını kontrast maddesine karşı veya iyot içeren diğer maddelere karşı bir reaksiyonunuz oldu mu?
- Saman nezlesi, ilaç alımı vs gibi başka alerjileriniz var mı?
- Daha önceden diyabet, böbrek veya karaciğer hastalığı vs gibi bir durumunuz var mı?
- Hamile misiniz?
- Emziriyor musunuz?
- Nasıl hazırlanmalı?
X-ışını incelemesinden önce aşağıda belirtilenlerin çıkarılması gerekebilir:
- Takma dişler
- Takı
- Işını ile etkileşebilecek her şey
Bilgisayarlı Tomografi (BT)
1973'den beri Bilgisayarlı Tomografi (BT), sanayileşmiş dünyadaki en önemli radyolojik inceleme yöntemlerinden biri haline gelecek şekilde gelişmiştir. BT, hastanın enine kesitlerinin elektronik dijital görüntülerini elde ederek organları yeni bir yolla görüntüler. Bu yolla, organlar arasındaki doğal radyolojik kontrastı iyileştirmek amacıyla normalden daha yüksek bir duyarlılık elde eder. Bununla birlikte, BT olmayan kontrastı oluşturamaz. Yine de kontrast maddelere oldukça duyarlıdır ve bir kontrast maddenin intravenöz dozunun dağılımından hastalığa bağlı anormallikleri saptayabilir. Tüm BT incelemelerinin % 60-80'inde bir kontrast madde rol alır.
BT esas olarak, abdominal ve ürolojik çalışmalarda olduğu kadar beyin ve spinal incelemeler için de kullanılır. Tüm BT prosedürlerinin % 20 kadarı karaciğeri incelemek için kullanılmıştır.
Son yıllarda, spiral BT adı verilen ileri bir BT tekniği gittikçe önemli hale gelmiştir. Spiral BT, normal BT'nin mükemmel çözünürlüğüne sahiptir fakat daha kısa sürede ve daha düşük x-ışını dozuyla bunu sağlamaktadır. Buna ek olarak spiral BT, incelenen anatominin opsiyonel 3D görüntü rekonstrüksiyonunu ve uzaysal 3D rezolüsyonunu mümkün hale getiren güçlü ve yeni bir tanı aracı sunmaktadır.
Koroner anjiyografi nedir?
Koroner anjiyografi, kalbinizin koroner damarlarının (kalbinizi besleyen damarların) özel bir kamera ile görüntülenmesine imkan veren, röntgen ışınlarıyla gerçekleştirilen bir işlemdir. Bu işlem bir kateter laboratuvarında yapılır. Anjiyografi yapan doktor genelde sağ kasık, bazı durumlarda sol kasık veya kolunuzdaki damarınıza ince bir plastik tüp yerleştirir. Daha sonra bunun içerisinden kateter adı verilen uzun, daha ince ve bükülebilir bir plastik tüp geçirilerek damar içerisinde ilerletilir. Koroner damarlarınızın çıktığı aort (ana atardamar) bölümüne ulaşıldığında kontrast madde denilen bir boya maddesi koroner damarlarınızın içine enjekte edilir. Böylece görülebilir hale gelen koroner damarlarınızın o sırada hareketli filmi çekilir. Bu anjiyografi filminiz daha sonra izlenerek koroner damarlarınızdaki problem ortaya konmuş olur.
Anjiyografi doktora ne bilgi verir? Niçin gereklidir?
Anjiyografi, koroner hastalığının varlığını kesin olarak ortaya koyar. Damar sertliği nedeniyle daralan veya tıkanan koroner damar bölümlerini gösterir. Kalp adalesi ve kapakçıkların işlevi hakkında bilgi verir, doğumsal bir kapak hastalığını teşhis edebilir. Ayrıca bu bilgilere dayanarak nasıl bir tedavi planlanması gerektiğini de ortaya koyar.
Koroner anjiyografi yapılmasına kim karar verir?
Sizi sürekli takip eden veya poliklinikte muayene olduğunuz doktorunuz size anjiografi yapılmasına karar verir: Bir anjiyografi istek kağıdı doldurur ve siz de bu formla hastanenin anjiyografi sekreterliğine başvurarak randevunuzu alırsınız.
Anjiyografiden önce bazı testler yapılacak mı?
Evet. Verilen randevu gününde aç olarak hastaneye gelerek anjiyografi sekreterliğine başvuracaksınız. Gerekli işlemleri yaptırdıktan sonra size bazı kan testleri uygulanarak elektrokardiyografi ve göğüs röntgeni çekilecek; daha sonra anjiyografi için ertesi günkü kateter listesine alınacaksınız.
Hastaneye ne zaman yatacağım?
Anjiyografinizin yapılacağı günün sabahı (yani randevu gününden bir gün sonra) veya bir gün öncesinde (yani randevu günü) hastaneye yatacaksınız. Bu size servis hemşiresi tarafından bildirilecektir. Hastaneye gelirken daha önce yapılmış tetkiklerinizi (Efor testi, Ekokardiografi, vs.) beraberinizde getirmeyi unutmayınız.
Anjiyografiye nasıl hazırlanacağım?
Anjiyografi yapılacak günün sabahı kahvaltı yapmayacak ve herhangi bir şey içip yemeyeceksiniz. Daha önce kullandığınız ilaçlarınız varsa bunlardan hangisinin kullanılmayacağını doktorunuz size söyleyecektir. Ayrıca temizlik açısından sağ kasığınızın tıraş edilmesi uygun olacaktır.
Kateter laboratuvarına nasıl gideceğim?
Kateter listesinde sıranız geldiği zaman servis hemşiresi tarafından size rahatlatıcı bir iğne yapılacak ve birlikte kateter laboratuvarına çıkacaksınız. Anjiyografi laboratuvarındaki bekleme salonunda sizden önceki hastanın çıkması için de kısa bir süre beklemeniz gerekebilir.
Laboratuvarda anjiyografi işlemi nerede yapılacak?
Anjiyografi için laboratuvardaki kateter masasına yatacaksınız. Üzeriniz steril bir örtü ile örtülecektir. Anjiyografi ekibi de (2 doktor, 1 kateter hemşiresi, 1 röntgen teknisyeni) steril önlük ve eldiven giyeceklerdir. Masa anjiyografi işlemininin izlenebileceği bir kamera kontrolü altındadır. Masa ve kamera, her ikisi de, koroner damarların değişik açılardan filminin çekilebilmesi için hareket edebilme yeteneğine sahiptirler.
İşlem sırasında uyanık olacak mıyım?
Evet. Size verilen ilaç uyku vermeyecek, biraz sakinleşmenize yardımcı olacaktır. İsterseniz işlemin aşamalarını, kalbinizin ve koroner damarlarınızın görüntüsünü ekrandan izleyebilirsiniz. Ayrıca doktorunuz zaman zaman sizden derin nefes almanızı veya öksürmenizi isteyebilir.
Anjiyorafi sırasında ağrı duyacak mıyım? İşlem nasıl yapılacak?
İşlemin uygulanacağı kasık (bazı durumlarda kol) bölgesine önce lokal anastezi yapılarak buradaki damarlarınıza ince bir plastik tüp yerleştirilir. Bu sırada çoğu kez ağrı duyulmaz. Sonra bu tüp içerisinden uzun, daha ince, bükülebilr bir plastik tüp olan kateter damar içerisinde ilerletilir ve koroner damarlarınızın çıktığı aort bölümüne ulaşılır. Aort vücutta kalpten çıkan ana kan damarıdır. Muhtemelen siz kateterin bu ilerlemesinin farkında olmayacaksınız. Ayrı kateterler ile sağ ve sol koroner damarlarınızın ağzına girilerek kontrast madde enjeksiyonu yapılır ve koroner damarlarınızın değişik açılardan filmi çekilir. Daha sonra başka bir kateter sol kalp boşluğunuza (sol ventrikül) girilir ve pompa ile daha büyük miktarda kontrast madde enjekte edilerek sol kalbinizin filmi çekilir. Bu sırada ateş basması şeklinde sıcaklık hissi duyabilirsiniz; bulantınız da olabilir. Ancak bu his ağrısızdır ve kısa zamanda sona erecektir. Bu son kateterin çıkarılmasıyla anjiyorafi işlemi tamamlanmış olur.
Doktor kateterin ilerlemesini nasıl izler?
Kateter kamera altında görülebilir, radyoopak maddeden (röntgen geçirmez) yapılmıştır. Doktor onun hareketini ekranda izleyerek istediği yöne doğru ilerletebilir.
Kateter kontrast maddeyi iletme dışında bir işleve sahip midir?
Evet. Bir ölçüm aletine bağlanarak kalp boşluk ve damarlarındaki basıncın ölçülmesinde, ayrıca buralardan test için kan örneklerinin alınmasında kullanılabilir.
Kontrast madde niçin gereklidir? Yan etkisi var mıdır?
Kalp ve koroner damarlar içerisindeki kan normalde kamera altında görülmez. Kontrast madde bu ortamları boyayarak görünür hale getirir. Genelde, bir yan etkiye yol açmaz. Ancak bazı insanlar kontrast maddeye alerjik olabilir. Cildinizde kızarıklık, kaşıntı veya daha ciddi, inceleme sırasında tedavi edilebilir belirtiler ortaya çıkabilir. Eğer alerjik bir hastalığınız, astımınız veya daha önce yapılan herhangi bir röntgen incelemesinde kullanılan kontrast maddeye karşı alerjiniz olmuşsa işlemden önce doktorunuza söyleyiniz.
Anjiyografi ne kadar sürer?
Her bir kateterizasyon için gereken süre farklıdır. Hastaya ve doktorun incelediği faktörlere göre değişir.
İşlemden sonra ne olacak?
Anjiyografiden sonra bekleme salonuna alınacaksınız. Orada doktorunuz kasığınıza yerleştirilmiş olan plastik tüpü çıkaracak ve damar giriş yerinin kapanması için 10 dakika kadar üzerine baskı uygulayacaktır. Daha sonra bandaj yapılarak servisteki odanıza götürüleceksiniz
Anjiyografiden sonra ne zaman hareket edebilirim?
İşlem yapılan bacağınızı en az 6 saat hareket ettirmeyecek ve sırt üstü yatacaksınız. Bazen kum torbası ile bandaj üzerine baskı uygulamak gerekebilir. 6 saat sonra bacağınızı oynatabilir, sonra oturabilir ve daha sonra da ayağa kalkabilirsiniz. Bu konularda hekiminiz ve hemşireniz size yol gösterecektir.
Ne zaman bir şeyler yiyebilirim?
Kateter laboratuvarından döndükten sonra bulantınız yoksa hafif sıvı gıdalar alabilisiniz. 2 saat kadar sonra da yemek yiyebilirsiniz. Bol su içmeniz verilen kontrast maddeyi vücuttan rahatça atabilmek için yardımcı olacaktır.
Hastaneden ne zaman çıkabilirim?
Anjiyografi olduğunuz akşam veya ertesi gün sabah hastaneden çıkabilirsiniz. Ne zaman çıkabileceğinizi doktorunuz size söyleyecektir. İşlem yerindeki bandaj ertesi gün sökülebilir. Hafif bir morluk veya şişlik görülebilir.
Anjiyografi sonuçlarını ne zaman öğrenebilirim?
Anjiyografi filminiz çıkınca hastaneniz kardiyolog ve kalp damar cerrahi uzmanlarından oluşan konsey tarafından izlenecek ve sizin için en uygun tedavi şekline karar verilecektir. Karar belli olunca doktorunuz sizi çağıracak ve anjiyografi sonuçlarınızla ilgili olarak sizinle görüşecektir.
Anjiyografi sonrası ne tür kararlar alınabilir?
Anjiyografi sonuçlarını ve alınan kararı daha iyi anlamanız için kalbin ön-arka, dış yüzünü ve kalp adalesine besin ve oksijen taşıyan koroner damarlarınızı gösteren şekli incelemeniz uygun olacaktır. Doktorunuz bu şekle göre damarlarınızda nerelerde darlık veya tıkanıklık olduğunu gösterecek ve alınan kararı size izah edecektir. Bu karar ilaçla tedavi, balon anjiyoplasti (damarı balonla genişletme ve/veya stent koyma) veya by-pass ameliyatı olabilir. Doktorunuzdan anjiyografi sonucu ve önerilen tedavi şeklini içeren bir rapor istemeyi unutmayınız.

