Multipl Skleroz
MS Nedir?
MS, sinir sistemini etkileyerek vücudun birçok bölümünde çok çeşitli belirtiler oluşturan bir hastalıktır. Bireyleri etkileme şiddeti bakımından büyük çeşitlilik göstermekle birlikte, etkileri zaman içinde de değişir.
Sinir Sistemi
İnsan sinir sistemi, birbiriyle ilişkili iki sistemden oluşan karmaşık bir iletişim ağıdır:
1. Merkezi Sinir Sistemi (MSS)
![]() |
MSS beyin ve omurilikten oluşur. İdari merkezdir ve gözlerden, kulaklardan gelen duyusal bilgileri yorumlar ve kaslara iletilen tüm emirleri kontrol eder. İletişim, sinir yolları boyunca iletilen elektrik sinyalleri gibi sinir impulsları yoluyla sağlanır. Beyin öğrenme, bellek, duygular ve soyut düşünce gibi karmaşık işlevleri de yerine getirir. |
2. Periferik Sinir Sistemi (PSS)
PSS duysal ve motor sinirlerden oluşur: duysal sinirler görme, duyma, tat alma, hissetme ve dokunma yoluyla alınan bilgileri merkezi sinir sistemine iletir. Motor sinirler emir sinyallerini merkezi sinir sisteminden kaslara iletir.
![]() |
Sinir sisteminin işlevini test etmenin en basit yolu, omurilik refleks arkını kontrol etmektir. Bu yol ile hastanın sinir sistemi ile ilişkili bir hastalığı olup olmadığı saptanabilir. Otomatik tepkiler beyinden herhangi bir girdi ya da bilinçli düşünce olmaksızın test edilir. Örneğin bilinen bir refleks, çok sıcak bir nesneye dokunulduğunda yaşanan güçlü tepkidir: |
1. Derideki duysal sinir olası bir tehlikeyi gösterir.
2. Bir sinir uyarısı deriden omuriliğe iletilir. Burada da uyarı duysal sinirden motor sinire geçirilir.
3. Motor sinirler uyarıları kasa geçirir; bunlar da el kaslarını ısı kaynağından çekmek üzere harekete geçirirler.
Refleks işlevleri refleks çekici ile dirsek ya da dize vurularak da test edilebilir
Miyelinin önemi
Miyelin, sinir liflerinin çoğunu çevreleyen bir maddedir ve sinir impulslarının vücudun diğer bölümlerine geçişini hızlandırır. Miyelin kaybı bu impulsları yavaşlatır ve hatta durdurabilir. Bu da birçok belirtiye yol açabilir.
Sinir hücreleri impulsları iletir
Sinir hücreleri uzun, ince ve esnek lifler olup, impulsları iletirler. İmpulslar sinir boyunca iletilen elektrik sinyalleridir. Uzunlukları sinir liflerinin vücudun diğer parçaları arasında impulsları iletmelerine olanak sağlar. Örneğin, omurilik ve bacak kasları. Sinirler vücudun farklı bölümleri arasında mesajları iletirler.
Miyelin impuls iletimini hızlandırır
Sinir liflerinin çoğu miyelin adı verilen yağlı bir tabaka ile çevrilmiştir. Bu madde impuls iletimini hızlandırır. Belli aralıklarla miyelin tabakası kesilir ya da büzülür ve bu noktalara Ranvier düğümü adı verilir.
İmpulslar iletimi hızlandıracak biçimde düğümden düğüme atlar. Bu iletim biçimi sinir lifi boyunca doğrudan gitmekten daha hızlı olmaktadır. Sinir lifleri miyelini bir sinyali saniyede 100 metreden daha fazla bir hızla biçimde iletir ; yarış arabası kadar hızlı.
Miyelin kaybı çeşitli belirtilere neden olur
Sinir lifini çevreleyen miyelin kılıf zedelenirse ya da hasar görürse, sinir impulsları yavaşlar ya da tamamen iletilemez hale gelir. Bu durumda impuls sinir lifi boyunca iletilir ve düğümden düğüme atlayarak gitmesine göre çok daha uzun sürer.
Miyelin kaybı kısa devreye ya da sinir impulslarının iletiminin engellenmesine yol açabilir. Miyelininin açıkça hasar gördüğü gösterilen bölge lezyon ya da plak olarak adlandırılır.
Sinir impulslarının lezyon nedeniyle yavaşlaması ya da engellenmesi çeşitli belirtilere neden olur. Bu belirtiler sinir sisteminin bozulan işlevsel aktivitesinin göstergesidir. Bunlar duysal bozuklukları (bulanık görme gibi), eşgüdüm sorunlarını, güçsüzlük sorunlarını ve işlev güçlüklerini (örn. mesane kontrolü kaybı) içerir.
Sinir Hasarından Nörolojik Belirtilere
Merkezi sinir sisteminin bölgeleri vücudun farklı bölgeleri ile ilişkilidir.
Bilgisayar kullanırken, merkezi sinir sisteminiz çeşitli farklı işlevler yürütür. Örneğin, elinizin nasıl hareket edeceğini saptayan özel emir sinyalleri çıkarır. Aynı zamanda gözlerinizle kaydettiğiniz görüntüleri işler. Hastalık yada hasar nedeniyle MSS zarar görmüşse, oluşacak belirti çeşitlerini hasarlı bölge belirler. Hasar omurilikteyse, duyu kaybına, bacaklarda güçsüzlüğe ve mesane sorunlarına neden olabilir. Hasar gözü beyine bağlayan optik sinirde ise, görme bozukluklarına yada renk algısı bozukluklarına yol açabilir.
MSS hasarının neden olduğu sık rastlanan belirtiler:
- Güçsüzlük, spastisite, sertlik ve ekstremite ağırlık hissi gibi hareket bozuklukları
- Hissizlik, ağrı, yanma ya da kaşınma gibi anormal duysal izlenimler.
Bazı olgularda çok büyük MSS hasarlarına rağmen belirti ortaya çıkmaz. Fakat genellikle hasarlı bölgenin alanı arasında bağlantılar vardır ve belirtilerin ortaya çıkması mümkündür.
MS ile ilgili gerçekler
MS Gateway, MS hakkında sorabileceğiniz sorulara yanıtlar sağlaması gereken bir olgular listesinden oluşmaktadır.
Ms ile ilgili gerçekler :
- Dünyada yaklaşık 2,500,000 Multipl Skleroz hastası vardır.
- MS genç yetişkinlerde en sık görülen merkezi sinir sistemi hastalıklarından biridir.
- Skleroz skar nedeniyle dokunun sertleşmesi anlamına gelir. Bunlar beyin ve omurilikteki plaklar ve lezyonlardır.
- MS hastalığında, merkezi sinir sisteminde sinir liflerini saran koruyucu miyelin kılıfı hasar görür.
- İnflamasyon ve miyelin kaybı sinir iletimini bozar ve vücudun birçok işlevini etkiler.
- MS hastalığının kesin nedeni bilinmemekle birlikte, hastalığın nihai nedeni olarak bağışıklık sisteminin etkisi hakkında çok şey bilinmektedir.
- MS doğrudan kalıtsal bir hastalık olmamakla birlikte, genetik yatkınlık gelişmesinde önemli bir rol oynar.
- MS bulaşıcı değildir.
- MS kadınları erkeklerden daha fazla etkiler.
- Başlangıcı daha erken olmakla birlikte, MS tanısı genellikle 20-40 yaş arasında konmaktadır.
- MS tanısı 12 yaş altında ve 55 yaş üzerinde nadiren konur.
- Yaşam süresi MS tarafından belirgin olarak etkilenmez.
- Yorgunluk en sık rastlanan MS belirtisidir.
- MS ekvatordan uzak ülkelerde daha sık görülür.
- Birçok MS hastasında sıcak, belirtileri geçici olarak kötüleştirebilir.
- MS hastalığını tedavi eden ilaç yoktur fakat hastalığın seyrini değiştirebilen tedaviler mevcuttur.
Hekiminiz ve MS dernekleri MS hakkında bilgi almak için en iyi kaynaklardır.
Bir çok MS belirtisi başarılı biçimde yönetilebilir ve tedavi edilebilir.
Vücuda etkileri
MS hastalığında vücut savunması kendi sinirlerine saldırır. Bu süreç T hücresi (T lenfosit de denir) düzensizliğinden kaynaklanır. Normalde bağışıklık sistemi vücudu enfeksiyon, soğuk vb. karşısında korur. Bu savunmada T hücreleri önemli bir rol oynar.
1. MS hastasının vücudundaki süreçler
![]() |
MS hastalığının kesin nedeni bilinmemektedir. Hastalık genetik faktörlerle ve/veya bir virüs enfeksiyonu ilişkili olabilir. Vücudun sinir dokusuna kendi savunması tarafından saldırılması biçimindeki değişimler söz konusudur. MS belirtileri sinirleri çevreleyen miyelin kılıfının hasar görmesi sonucu ortaya çıkar. |
T hücre düzensizliği
![]() |
Bağışıklık sisteminin düzensizliği vücudun kendi sinir dokusuna saldırması ile sonuçlanır. T hücreleri diye adlandırılan belli hücreler etkinleşir ve bu saldırıları tetikler. Normal koşullarda T hücreleri virüs ve bakteri gibi dış enfeksiyon ajanlarından korumada işlev görür. |
T hücreleri beyin hücrelerine saldırır
![]() |
T hücreleri etkinleşince, sayısız sinir hücresine sahip olan beyine girebilir. Beyinde T hücreleri sinir hücrelerine saldırmak için uyarılır. Bu saldırılar miyelin kılıfının hasarına neden olur |
Makrofajlar miyelini tüketir
![]() |
Beyinde aşırı uyarılmış T hücreleri miyelin kılıfı hasarından sorumludur. Makrofaj adı verilen diğer savunma hücrelerini de etkinleştirirler. Makrofajlar sinirleri saran miyelin kılıfını “tüketir”. |
| Sonuç olarak, miyelinde sinir lifleri boyunca sağlanan iletimin yavaşlamasına neden olan delikler açılır. İletimdeki yavaşlama MS hastalığında sık görülen tipik belirtilere yol açar. | |
MS, genellikle farklı ataklarla karakterizedir (aynı zamanda alevlenme, episod, relaps olarak ta bilinir). Bu ataklar, yeni hastalık belirtilerinin oluşması ve 24 saatten uzun sürmesi ya da eski atakların en az bir ay arayla yeniden ortaya çıkması ve kötüleşmesi şeklinde tanımlanabilir.
Relapsing-remitting MS seyri
![]() |
MS’li bir hastada atakların (alevlenmelerin) kısmen ya da tamamen iyileşmesi (kaybolması), relapsing-remitting MS olarak adlandırılır. |
| Genellikle hasta iki atak arasında belirtiler olmadan, normal şekilde yaşayabilir. | |
Sekonder-progresif MS hastalığının seyri
![]() |
Sekonder-progresif MS, ataklar arasında özürlülük derecesi değişmediğinde ya da kötüleştiğinde oluşur. Yeni ataklar oluşabilir ya da oluşmaz. |
| Başlangıçta relapsing-remitting hastalığa sahip kişilerin % 30-50’sinde, hastalık, 10 yıl içinde sekonder-progresif MS formuna doğru ilerler(1). | |
Primer-progresif kronik MS seyri
![]() |
Primer-progresif MS, hastalığın en az rastlanan formudur. Burada, ataklar ve ara dönemlerde atakların kaybolması söz konusu olmadan, özürlülük ve belirtiler başlangıçtan itibaren kötüleşir. |
Benign MS seyri
Bu sınıflandırmadan ayrı olarak, benign MS olarak adlandırılan hastalık seyrinde, hasta, MS tanısı aldıktan sonra 15 yıl ya da daha uzun bir süre günlük yaşamında önemli sınırlamalar olmadan yaşayabilir. Bu MS formu, başlangıçta yaşanan bir ya da iki atak kalıcı bir özürlülük oluşmadan tamamen iyileştikten sonra, zamanla kötüleşmez. Benign MS, hastalığın başlangıcından on ila onbeş yıl sonra minimal bir özürlülük oluştuğunda tanımlanabilir ve başlangıçta relapsing-remitting MS olarak sınıflandırılmış olur. Benign MS, başlangıçta duyusal belirtiler gibi daha az şiddetli belirtilerle ilişkilidir. Benign MS hastalığına sahip kişilerin gerçek sayısını tespit etmek oldukça zordur. Otopsi çalışmaları, klinik olarak MS tanısı almış olguların yaklaşık % 20 ila 30’unun benign olduğunu göstermiştir(2). Diğer yazarlar, MS hastalarının % 20 ila 30’unun benign MS formuna sahip olduğunu ve 10 ve 15 yıl yada daha uzun bir süre, hastalıktan minimal oranda etkilendiklerini iddia etmektedir(3).
Referanslar:
- Gold R & Rieckmann P. Pathogenese und Therapie der Multiplen Sklerose. Uni-Med Verlag, Bremen, 2000, 109 p.
- Kesselring J. Multiple Sklerose. Kohlhammer, Stuttgart, 1993, 242 p.
- Hawkins CP & Wolinsky JS. Principles of Treatments in Multiple Sclerosis. Butterworth-Heinemann, Oxford, 2000, 324
Giriş
MS hastalığının sinir sistemini farklı bölümlerini içermesi nedeniyle belirtiler hastadan hastaya çok büyük çeşitlilik gösterir. Bir kişideki belirtiler de hastalığın ilerlemesiyle zaman içinde değişir.
Spastisite
Spastisite MS hastalarında sık görülür ve büyük ölçüde yeti yitiminden sorumludur. Kas sertliği ve zayıflığı ile ilişkilidir ve ekstremitelerin hareketini sınırlar. Bir tıp uzmanları ekibi tarafından sağlanan etkili tedavi, hastanın hareketlerini ve yaşam kalitesini düzeltecek düzeyde sorunun azaltılmasını sağlayabilir.
Duruş
Ekstremitelerinin uygunsuz biçimde sabit halde kalmasını önlemek için, spastisitesi olan kişinin otururken ve yatarken pozisyonunu doğru koruması önemlidir. Hasta, kaslarının gerilmesini sağlamak için hergün düz biçimde uzanmalıdır. Uzanmak ve kalkmak spazmlı kasların gerilmesi için yararlıdır. Oturma sırasında dengeli ve sabit olunmalıdır. Buna yardımcı olacak özel oturma sistemleri mevcuttur. Deri hasarını önlemek ve eklem hareketine yardımcı olmak için hasta düzenli olarak hareket etmelidir. Bedenin üst bölümünün ve ekstremitelerin desteklenmesi önemli olduğundan tekerlekli sandalyenin tasarımı da önemlidir.
Fizyoterapi
Aerobik ve akuatik egzersiz teknikleri kullanan fizyoterapinin, kas gerginliğini ve mümkün olan hareket yelpazesini düzeltmede büyük önemi vardır. Herhangi bir fizyoterapi programı, MS hastasının özel gereksinim ve yeteneklerine göre düzenlenmelidir. (bkz. 1.3.1.2. Egzersiz
İlaç Tedavisi
MS hastalığında yaygın olarak kullanılan baklofen gibi birçok antispazmodik ilaç mevcuttur. Bununla birlikte, dikkatli kullanılması gereken başka etkili ilaçlar da vardır. Çünkü bazı hastalar için sert ve spastik ekstremiteler yürüme ve ulaşım açısından önemli olabilir ve bunun kaybolması hareketi ve bağımsızlığı azaltabilir.
Referanslar:
- Barnes D. Multiple Sclerosis. Questions and Answers. Merit Publishing International 2000, Pp. 125.
- Gibson J, Frank A. Supporting individuals with disabling multiple sclerosis. Journal of the Royal Society of Medicine 2002; 95: 580-586.
Görme ile ilgili güçlükler
MS hastalığında, gözden beyine görsel uyarıları taşıyan sinirde (optik sinir) ya da göz hareketlerini kontrol eden sinirlerdeki hasar nedeniyle, göz ile ilgili sorunlara sık rastlanır. Optik sinir hasarı, optik nörit olarak adlandırılır ve geçici görme kaybı ya da görme bozukluğuna yol açar. Bazen göz arkasında ağrı eşlik edebilir. Tipik olarak, birkaç haftada görme normale döner ve MS hastalığı seyrek olarak tam körlüğe yol açar. Bununla birlikte, bir atak sırasında tek bir gözde olmak üzere bu belirtiler sıklıkla tekrarlar. Optik sinirin uzun süreli hasarı, gözlükle düzeltilemeyen bulanık görmeye ve/veya renkli görme kaybına neden olabilir. Bazen, kişi görme alanının ortasında « santral skotom » adı verilen karanlık bir boşluk görebilir. Bu da gözlükle düzeltilemez.
Göz kaslarının zayıflaması ya da eşgüdümünü kaybetmesi sonucu, çift görme de ortaya çıkar. Araba kullanırken ya da okurken bir gözün kapatılması çift görüntüyü yok edecektir fakat sürekli olarak tek gözün kapatılması, beynin soruna uyum ve tek görüntü üretme yeteneğini azaltacaktır. Bazı olgularda, özel prizmalı gözlükler çift görmeyi azaltabilir.
Gözlerin birinde yada her ikisinde nistagmus adı verilen ritmik kasılmalar da olabilir; olguların çoğunda görünür belirtilere yol açmaz.
Tedavi
Uyum sağlanabilecek düzeydeki hafif görme kaybı, bir süre sonra kendiliğinden ortadan kalkabilir. Bununla birlikte, hekiminiz atağın şiddetini ve süresini azaltabilmek için kan yoluyla kısa süreli steroid infüzyonu yapabilir.
Referanslar:
Averbuch-Heller L. Acquired Nystagmus. Current Treatment Options in Neurology 1999; 1(1):63-73.
Bilişsel sorunlar
MS beynin herhangi bir kısmını etkileyebildiğinden, “düşünme” diye adlandırdığımız alanda sorunlara neden olabilir: bellek, planlama, öngörü ve karar verme. Sıklıkla küçük sorunlar görülür ve MS hastalarının çoğunu etkiler. Genellikle belirtiler sinsi olup, soyut düşünme, bellek, dikkat, sözcük bulma ya da bilgiyi kullanma özelliklerini etkiler. Anıların anımsanması, akıl yürütme ve konsantrasyon ile ilgili sorunlar olabilir. Küçük sorunlar yaşayan hastalar bunların farkına varabilir fakat şiddetli olgularda duruma karşı içgörü ortadan kalkabilir.
Bilişsel sorunlarla uğraşmak
Bu sorunların etkisi kişinin yaşamına ve bir dereceye kadar da, belleklerine ve açık düşünme yeteneklerine ne kadar güvendiklerine bağlıdır. Her koşulda, bellek ve konsantrasyon açısından yardımcı olmak üzere atılabilecek birçok adım vardır:
- Konsantrasyonu bozduğu ve bellek boşlukları yarattığı için stres ve yorgunluktan kaçınmak
- İş yaparken liste yapmak; örneğin alışverişe çıkarken
- Randevu ve önemli olaylar için günlük tutulması
- Not defteri tutmak
- Evde ve işyerinde her şeyin aynı yerde durmasını sağlamak
- Dikkat dağılmasını önlemek için sakin yerlerde sohbet etmek
- Bilgileri tekrarlamak ve önemli noktaları not almak
- Aile ve arkadaşlarınızın sorunlarınızın farkında olmasının size yardımcı olabileceğinden emin olun
- Gerekirse uygun işler için uzman görüşüne başvurun
Referanslar:Schapiro R. Symptom Management in Multiple Sclerosis. Demos Medical Publishing Co, New York 1998:103-105.
Yorgunluk
MS hastalarında sık görülen iki tür yorgunluk vardır ve önemli düzeyde yeti yitimine ve yaşam niteliğinde bozulmaya neden olur. Birincisi, MS hastalarının en basit işleri bile tamamlamasını önleyen sürekli yorgunluktur. Diğer yandan hasta dinlenme halinde kendini iyi hisseder fakat birkaç dakikalık fizik aktivite sonrasında spontan bir yorgunluk duygusu yaşar. Bu yorulabilirlik diye adlandırılır ve genellikle bacakları etkiler ve kısa bir dinlenme ile ortadan kalkar. Böyle bir hastanın bastonla yürüyerek kendini yorması yerine, motorlu bir tekerlekli sandalye kullanması daha iyi sonuç verecektir. Yorulabilirlik kısa bir süre sonra görmenin bozulması ve kısa bir dinlenme ardından düzelmesi ile okumayı da etkileyebilir.
Yorgunluk büyük oranda, MS hastalığında merkezi sinir sisteminde oluşan plaklar nedeniyle sinir iletiminin güçleşmesi nedeniyle ortaya çıkar. MS hastalarında sık görülen depresyon ile yorgunluk arasında bir ilişki olabilir. Antidepresif ilaçlarla tedavi edilebilecek motivasyon kaybı ve apati gibi bazı depresyon belirtileri, yorgunluk belirtileri diye düşünülen belirtilerle örtüşebilir. Yorgunluk tipik olarak egzersiz, sıcak hava, ateş ve sıcak banyo sonrasında daha kötüleşir.
Yorgunlukla başa çıkmak
Uygun egzersiz ve “enerji kullanımı“ stratejileri gibi ilaç dışı tedaviler yararlı olabilir. Bazı hastalara soğuk duş yada banyo iyi gelebilir ve sıcak havada klima iyi olur. Yorgunlukla başa çıkmada en önemli konu kişinin kendini uygun bir düzene sokmasıdır.
İlaç Tedavileri
Yorgunluk yakınması olan hastalar için farklı ilaç tedavileri mevcuttur. Dayanılmaz derecede yorgunluk hissettiğinizde, konuyu tedavinizi yürüten hekimle tartışmalısınız.Referanslar:
Schwid SR, Covington M et al. Fatigue in multiple sclerosis: Current understanding and future directions. Journal of Rehabilitation Research and Development 2002;39(2):211-224.
Ağrı
Ağrı, MS’te yaygın şekilde görülen belirtilerden biridir ve şiddetli olduğunda, başa çıkması en güç belirtilerden biri olabilir. Ağrı, çeşitli problemlerden kaynaklanıyor olabilir. Genellikle, MS’in zayıflattığı kasların yerine kullanılan kasların yorulması ve gerilmesinden dolayı oluşur. Kas spazmı da ağrıya neden olabilir. MS hastaları, nöropatik ya da santral ağrı adı verilen ve beyin ya da omurilikteki MS lezyonlarının başlattığı hatalı sinir sinyallerinden kaynaklanan bir ağrı yaşayabilir. Beyin ya da omurilikteki hasarlı bölge, sinirleri uyarır ve ağrı sinyallerini, bedenin başka bir bölümünden geliyormuş gibi yanlış şekilde yorumlar. Bazen, cildin normal bir teması, merkezi sinir siteminde oluşan karışık mesajlardan dolayı ağrı olarak yorumlanabilir. Ve elbetteki MS hastalarında, baş ağrısı gibi, hastalığın neden olmadığı ve normal hastalarda görülen ağrılar gelişebilir.
Kas İskelet Ağrısı
Bu ağrı kas güçsüzlüğü ve spazmı ile ilişkili olarak ortaya çıkan eklem, kas, tendon ve ligamentlerin ağrısıdır. Uzun süre hareketsiz kalındığında, kalça, bacaklar ve kollarda ortaya çıkar. Bel ağrısına sık rastlanır ve kötü pozisyonda oturma ve yürüme ile ilişkilidir.Güçsüzlük ve spazmlar ağrılı kas kontraksiyonlarına neden olabilir. Kramplar ağrılı olabilir ve gece bacaklarda oluşabilir. Kas iskelet ağrısı tedavi edilirken, ağrı giderilmeden önce nedeni ortaya çıkarılmalıdır.
Paroksismal ağrı
Paroksismal ağrılar sert, saplanıcı ağrıları ifade eder. Tipik olarak yüzde (trigeminal nevralji) ve baş ileri bükülünce başın arkasından omurgaya doğru elektrik çarpması gibi bir ağrı biçimde ortaya çıkar. Bu ağrının önlenmesi için yumuşak bir boyunluk kullanılabilir.
Kronik nörojenik ağrı
MS hastalarındaki ağrılar içinde en sık görüleni ve en rahatsız edici olanıdır. Beyin ve omurilikteki MS lezyonlarından kaynaklanan bozuk sinir sinyalleri nedeniyle oluşur. Nörojenik ağrı tipleri şunlardır:Paresteziler: iğnelenme, uyuşukluk, ürperme, yanma ve basınç duygusu ve dokunmaya duyarlılığın artması. Bu ağrılar, acıma, zonklama, saplanma, vurma, sancılanma, uyuşma, sıkılma ve hissizlik olarak tanımlanır.
Disesteziler: Vücutta yanma, acıma ve basınç hissi.
Ağrı kontrolü
MS hastalığında ağrı kontrolünde hastanın kendine yardımı çok önemli olabilir çünkü aktif olmak ve olumlu tutum göstermek, ağrının yaşam niteliği üzerindeki olumsuz etkisini uzun vadede azaltabilir. Aşağıdakiler yardımcı olabilir:
- Egzersiz ve fizyoterapi spazm ve kas sertliğini gidermeye yardımcı olabilir
- Meditasyon ve derin soluk almayı içeren gevşeme tedavisi
- Masaj
- Hidroterapi
- Nemli ısı ve buz
- TENS (transkutanöz elektrik sinir stimülasyonu -cilde hafif elektrik akımlarının verilmesi)
- Akupunktur ve kiropraktik tedavi
Tüm bu yöntemlerin zararından kaçınılması için deneyimli terapistler tarafından uygulanması gereklidir.
İlaç Tedavisi
Her koşulda ilaç tedavisi, tedavinizi yürüten hekim ile tartışılmalıdır.
Mesane ve Bağırsak Sorunları – İnkontinans
Mesane
Birçok MS hastası mesane sorunu yaşar ve bazen hastalığın ilk belirtisi olabilir. Genel popülasyonun büyük bir bölümünün idrar kontinansı ile ilgili sorun yaşadığı gerçeği bağlamında değerlendirilmelidir.
MS hastalarında belirtiler çok değişkendir ve yorgunluk, ilaçlar ya da hastalığın başlangıcı nedeniyle olabilir. Belirtiler ani idrar yapma gereksinimi, sık idrara çıkma, inkontinans, tam idrar boşaltamama, yatak ıslatma ve mesaneyi tam boşaltamama hissi olabilir. Bu belirtiler aşağıdaki yöntemlerin kombinasyonu ile başarılı biçimde tedavi edilebilir:
- İlaçlar
- Zaman zaman kateter yerleştirilmesi
- Mesane çevresindeki kasları güçlendirme egzersizleri
- Sıvı alımını azaltmak
Bağırsak Sorunları
MS hastalarında konstipasyon en sık görülen bağırsak sorunudur ve diyette lifli yiyeceklerin ve sıvının artırılması ile çözülebilir. Gerekirse, gaita yumuşatıcıları ve laksatifler kullanılabilir.
Referanslar:
Barnes D. Multiple Sclerosis. Questions and Answers. Merit Publishing International 2000. Pp. 125.
Psikolojik sorunlar
MS hastaları çeşitli psikolojik ve duygusal sorunlar yaşayabilir. Bazı hastalarda depresyon gelişebilir ya da depresyon ve mani arasında (manik depresyon yada bipolar bozukluk) değişiklik gösterebilir. Bu sorunlara aşağıda örnekler gösterilmiştir:- Duygusal değişiklikler
- Ağlama
- Kontrolsüz gülme
- Öfori
- Anksiyete
- Cinsel sorunlar
- İrritasyon
- İlişki sorunları
- Toplumsal soyutlanma
Tedavi
Kişinin bir bütün olarak toplumsal ve emosyonel gereksinimleri genel pratisyen hekimi de içeren bir ekip tarafından değerlendirilmeli ve gerektiğinde destekleyici önlemler alınmalıdır.Bazen hasta tarafından fark edilemeyen depresyon, ilaç ve diğer tedavilerle tedavi edilebilir. Depresyon için testler yapılması ve bilişsel güçlüklerin saptanması gerekebilir. Depresyon antidepresif ilaçlar ve psikoterapi ile tedavi edilebilir.
Diğer psikolojik sorunlara bireysel ya da grup psikoterapileri yararlı olabilir. Özellikle tanı sonrasında, hastalığın erken evresinde, önerilmektedir. Psikoterapi ile gevşeme tedavilerinin birlikte yapılması da mümkündür. Destek gruplar, katılımcılar için gerekli bilgiler için zengin bir kaynak oluşturur.
Referanslar:
Gibson J, Frank A. Supporting individuals with disabling multiple sclerosis. J Roy Soc Med 2002; 95: 580-586.Kraft GH, Catanzaro M. Living with Multiple Sclerosis – A Wellness Approach. Demos Medical Publishing, New York 2000:p125.
Tanı yöntemleri
MS çok karmaşık bir nörolojik hastalık olduğundan tanı tercihen bir nörolog tarafından, en iyisi MS konusunda uzmanlaşmış bir nörolog tarafından konulmalıdır.
Şimdiye kadar MS tanısını tam olarak koyduran ya da dışarıda bırakan kesin bir tanı yöntemi bulunmamıştır. Hekime bu konuda yardımcı olan tanı yöntemlerinin hiç birisi, hastalığın tanısını tek başına %100 kesinleştiremez.
MS kuşkusu varsa hekim kan ve beyin omurilik sıvısı incelemeleri yapar, sinir yollarının elektrik testlerini (uyarılmış potansiyeller) ister, beyin ve omuriliğin MRG (manyetik rezonans görüntüleme) taraması, fizik muayene ve nörolojik testler yapılır. Çeşitli araştırmaların sonucunda hekim olası diğer hastalıkları kendi deneyimleri ve klinik bulgular yardımıyla eleyerek MS tanısını koyabilir.
Nörolojik incelemeler
Hekim ilk olarak en basit olanaklarla MS’in olası belirtilerine ya da diğer nörolojik bozuklukların belirtilerine bakar: dirsek, el bileği, diz, ayak bileği ve ayak topuğundaki refleksleri refleks çekici ile kontrol eder. Hekim, yürüyüşü ve duruşu gözleyerek (ayak hareketlerini, beden duruşunu, ayakta dururken ya da yürürken kolların hareketini, kuvvet kaybı ya da spastisiteyi) beyin ya da omurilikteki sinir zedelenmesini düşündürecek yürüme bozukluklarını (ataksi) ya da duyu kaybını belirleyebilir. Aynı zamanda hekim işitme, yüz (duyu noksanlığı), boğaz (ses kısıklığı) ve konuşma değişikliklerine dikkat eder.
Göz hareketleri ve görme gücü
Beyinden göze gelen görme siniri MS’de sıklıkla tutulur. Hekim görme cetvelleriyle görme gücünü değerlendirir ve oftalmoskopla görme sinirinin göze girdiği yeri değerlendirir. Gözün motor sinirleri de tutulmuş olabilir. Özel bir gözlükle hekim tuhaf göz hareketlerinin olup olmadığına bakabilir. Hasta bu gözlüğü takar ve sonra örneğin sağ yanına yatıyorken oturur ve sol yanına yatar. Bu hareketler esnasında hekim göz hareketlerini izler. Gözlük gözleri optik olarak büyütür ve göz hareketleri kesin olarak izlenebilir. Tuhaf göz hareketleri (nistagmus) MS aktivitesini gösterebilir; ama başka bir nedenden de kaynaklanabilir.
Manyetik rezonans görüntüleme (MRG)
Nörolojik araştırmaların yanı sıra MR görüntüleme rutin olarak yapılır. Bu yöntem MS lezyonlarının görüntülenebildiği tek inceleme olmasına karşın, yine de kesin tanı koyduramaz.
Tarama her zaman, özellikle hastalığın erken döneminde, tüm lezyonları göstermez. Başka hastalıklar da sinir sisteminde benzer lezyonlara yol açabilir.
Manyetik rezonans filmleri, bununla birlikte görülebilen lezyonların büyüklüğünü, yoğunluğunu, beyin ve omurilikteki dağılımlarını kesin olarak gösterir. MRG MS’in zamanla neden olduğu değişikliklerin belgelenmesi konusunda çok değerli bir cihazdır.
![]() |
Sağlıklı bir kişinin beyninin MRG filmi |
![]() |
Daire içine alınmış olan yerlerde tipik MS lezyonları |
Uyarılmış (evoked) potansiyeller (UP)
Normalde sinir liflerini çevreleyen ve koruyan miyelin kılıfı zarar görmüş olduğundan, MS’de çeşitli sinirlerin iletimi yavaşlamaktadır. “Çıplak” sinirlerden oluşan bu bölgelerde impulsların taşınması belirgin bir şekilde engellenmektedir.
Uyarılmış potansiyellerin ölçümünde bir uyarının beyne ulaşması için gereken zaman ölçülür. Test sonuçları sağlıklı kişilerinkiyle karşılaştırılır. Belli uyarılarla beyin aktivitesinin ölçüldüğü EP gibi teknikler her şeyden önce ayırıcı tanıda çok değerlidir. Uyarılmış potansiyeller nöroloğa sinir iletimindeki değişikliklerin ve merkezi sinir sistemindeki sessiz olarak tanımlanan lezyonların, daha nörolojik defisite neden olmadan önce, belirlenmesinde yardımcı olur
Görsel uyarılmış potansiyel (GUP)
Görsel uyarılmış potansiyel en sık ölçülen uyarılmış potansiyeldir. Görme sinirinin aktivitesi ölçülür. Beynin görüntüyü yakalayıp yorumlaması için gereken zaman kaydedilir. Bu basit ve girişimsel olmayan testin yapılması için başa beynin elektrik aktivitesini (dalgaları) kaydedebilen elektrotlar konur. Gözle beyin arasında görme siniri boyunca iletilen impulsların ölçülmesi için göze yanıp sönen kareli bir monitörün ortasında bulunan bir kare sabitlenir. Bu inceleme zararsızdır, çok az ağrıya neden olabilir ve görme sinirinin ve ağ tabakasının iletim aksamasına ya da kesilmesine neden olabilecek tüm zedelenmelerini gösterir. Görme siniri zedelenmelerinde anormal GUP bulguları olabilir. Görme gücü normal olan bir kişide böyle bir bulgu bulunursa MS tanısının konmasına yardımcı olur, çünkü MS hastalarının yüzde 75-95’inde anormal GUP bulunmaktadır.
Lomber ponksiyon
Laboratuvar testleri MS tanısı için daha fazla ipucu bulunmasına yardım ederler. Bunlardan biri de beyin omurilik sıvısının değerlendirilmesidir. Hekimin bir iğne yardımıyla bu sıvıdan alabilmesi için (lomber ponksiyon) oturarak öne eğilmeniz gerekir.
Bu tetkik az bir ağrıya yol açar. Lomber ponksiyon olası MS’de tanı konmasına yardım edebilir. Beyin omurilik sıvısı ile çeşitli incelemeler yapılarak MS aktivitesi gösterilebilir. MS hastalarının yüzde 90’ında beyin omurilik sıvısında MS kanıtları bulunur. Klinik belirtiler ve diğer test sonuçlarıyla birlikte beyin omurilik sıvısı testlerinin pozitif olup olmaması MS tanısını kuvvetlendirir ya da dışarıda bırakılmasını sağlar. Bununla birlikte MS’e yakalanan kişilerin hepsinde beyin omurilik sıvısı testi pozitif değildir.
Mümkün olduğunca erken tanı
Özet olarak söylenirse ne MRG, ne uyarılmış potansiyeller, ne de lomber ponksiyon tek başına MS tanısını koydurmaz. Bu demektir ki kesin MS tanısı yalnızca bu incelemelerin sonucuna dayanılarak konulamaz. Kesin tanı için klinik ve MRG sonuçlarına dayanan özgül ölçütler olmalıdır. 2001 yılında yeni geliştirilen ölçütler modern MRG teknikleriyle birlikte tıp uzmanlarına MS ve benzer belirtiler gösteren diğer hastalıklar arasında ayırıcı tanı koymada yardımcı olmaktadır. Bu yolla kesin tanının erken konması mümkündür.
Erken tanı için kan testleri
Hastaların ilk atakta tanınması ilke olarak olasıdır, ancak hastalığın belirtilerinin çok farklı olması bunu çok zorlaştırmaktadır. Yeni geliştirilen bir kan testinin MS düşünülen hastalarda ikinci bir atağın riskini öngörebildiği düşünülmektedir. Bu hastalığın seyrinin mümkün olduğunca pozitif olması için önemlidir, çünkü kesin tanıya kadar geçen süre ne kadar kısa olursa, tedaviye o kadar erken başlanır. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, atakların gelmesi o kadar geciktirilir ve şiddetleri azaltılır. Bu testte kanda MS tanısını daha hastalığın başında kuvvetlendirecek iki farklı antikora (protein) bakılır. Her iki antikor da, anti-MOG (miyelin-oligodendrositglikoprotein) ve anti-MBP (miyelin-basic-protein), sinir liflerini çevreleyerek hızlı uyarı oluşumuna olanak sağlayan miyelin kılıfını oluşturan normal yapıtaşlarına karşı gelişir. MS’te tipik olduğu gibi miyelin kılıfı hasar gördüğünde MOG ve MBP kanda bulunur. MS olduğundan şüphelenilen yüz hastanın kanında bu antikorlara bakılmıştır. Kanında antikor bulunan hastaların yüzde 95’i daha sonra ikinci MS atağını geçirmiştir ve böylece tanıları bir kez daha kesinleşmiştir. Kanında antikor bulunmayan hastaların yalnızca yüzde 20sinde uzun bir süre sonra yeni bir hastalık atağı gelişmiştir. Bu durumda bu antikorların kanda bulunması MS tanısını gösterir görünmektedir.
MS Tedavisi
MS’in tümüyle iyileşmesi mümkün olmasa da, son birkaç yıl içinde MS tedavisinde önemli aşamalar kaydedilmiştir. Temel olarak MS’in iki tür tedavisi vardır ve hastalığın evresine bağlı olarak bunlar aynı anda kullanılabilmektedir.
- Hastalığı tetikleyen mekanizmalar üzerinde çalışılması:
Tıbbi araştırmalarla sinirleri hasar görmekten korumaya yardımcı olan bazı ilaçlar geliştirilmiştir. Lezyonların gelişimini önleyebilen ya da en azından bunu yavaşlatan beta-interferonlar bu ilaçlardan bazılarıdır. - Belirtilerin tek tek tedavisi:
Akut krizlerin süresini ve şiddetini azaltmada genel olarak kullanılan yöntem kortikosteroid kullanımıdır. Kortikosteroidler alevlenmeyi frenlemektedir. Diğer bir olasılık ta belirtilerin tek tek tedavi edilmesidir. Ortaya çıkabilecek belirtilerin listesi karamsarlığa götürebilecek türdendir (bunlara koordinasyon bozuklukları, ciltte yanma ya da iğnelenme hissi, konuşma ve görme bozuklukları, mesane problemleri, bacaklarda sertleşme ve kramplar, patolojik yorgunluk ve depresyon da dahildir). Fakat MS hastası her insan bu belirtileri göstermez ve bunların çoğu ilaç tedavisi, fizyoterapi, danışmanlık, iyi bir diyet ve yaşam tarzında göreceli olarak basit değişikliklerle düzeltilebilir. Doktorunuz, hemşireniz ya da diğer sağlık uzmanları özel durumunuza en uygun tedaviyi seçmenizde size yardımcı olacaklardır.
Çoğu durumda alevlenmenin oluşumunu ve şiddetini azaltabilen ilaçlar mevcuttur. Ayrıca, MS hastası kişilerin yaşadığı çeşitli belirtilerde kullanılabilecek çok çeşitli destek tedavileriyle birlikte, yaşanan krizin şiddetini azaltmada kullanılan tedaviler de bulunmaktadır.
Spesifik MS tedavileri
MS kronik, tedavisi olmayan bir hastalıktır, fakat birçok durumda krizlerin tekrarını ve şiddetini azaltan tedaviler mevcuttur.
Tedavi önerileri
MS tedavisinde en güncel öneriler
2002 yılında mevcut tüm kanıtların kapsamlı biçimde incelenmesinin ardından, Amerikan Nöroloji Akademisi, MS’te hastalığın seyrini değiştiren tedaviler için bir Klinik Uygulama Kılavuzu yayınladı. Önerilerini, iyi tasarımlanmış ve bilimsel sağlamlığa sahip olanlara ağırlık vererek, çok sayıda klinik çalışmanın sonuçlarına dayandırdılar. Önerileri dört kategoride topladılar:
- Etkili ya da etkisiz olduğu kanıtlanmış
- Muhtemelen etkili ya da etkisiz
- Etkili ya da etkisiz olması mümkün
- Kanıtlanmamış
Beta interferon
Beta interferon tedavisi, klinik olarak belirlenmiş MS geliştirme riski yüksek olan ya da zaten relapsing-remitting MS (RRMS) veya sekonder progresif MS (SPMS) hastası olan ve halen ataklar yaşayan tüm hastalar için düşünülmelidir.
Ataklar yaşamayan SPMS hastalarında beta interferonun etkinliği kesin değildir.
Beta interferon, MS hastalarında ya da klinik bakımdan izole sendromlar görülen yani tek bir MS-tipi atak yaşayan fakat MS tanısı konmamış kişilerde, hem klinik olarak hem MR bulgularıyla ölçülen atak oranını azaltmaktadır.
Beta interferon, muhtemelen özürlülüğün sürekli ilerlemesini yavaşlatmaktadır.
Daha sık atak yaşayan yada hastalığın başlangıç aşamalarında olanlar gibi bazı MS hastaları, beta interferon tedavisi için daha iyi adaylar olabilir.
Doz ile birlikte beta interferonun etkinliğinin artması mümkündür, fakat bunun nedeni yüksek dozdan çok uygulama sıklığının artmasıdır.
İmmün desensitizasyon
Atak oranını azaltmak için, RRMS hastalarında bir tür immün desensitizasyon kullanımı düşünülebilir.Bu gruptan bir ilaç, RRMS’de özürlülüğün sürekli ilerlemesini yavaşlatabilir.
Glukokortikoidler
Uzun vadede fonksiyonel yarar sağlamıyor gibi görünmelerine rağmen, glukokortikoid tedavisinin akut MS atağı geçiren tüm hastalarda kısa vadeli faydalar sağladı gösterilmiştir.RRMS hastalığının uzun dönem yönetiminde, düzenli glukokortikoid uygulaması yararlı olabilir.
Diğer öneriler
Aşağıdaki tedaviler bazı MS hastaları için yararlı olabilir:
Kemoterapi ajanları
Plazmaferez (özürlülük gelişmemiş olan hastalarda ağır akut episodlarda)
Referanslar:
1 Goodin DS, Frohman EM et al. Disease modifying therapies in multiople sclerosis. Report of the Therapeutics and Technology Assessment Subcommittee of the American Academy of Neurology and the MS Council for Clinical Practice Guidelines. Neurology 2002;58:169 -178.
Farklı tedavi seçenekleri
Farklı kullanım
Günümüzde piyasada olan tüm ilaçlar, doğru seçilmişse, MS tedavisinde etkilidir. İlaçların kullanımları da farklı olacağından, karar aşamasında ilacın sizin tarafınızdan kullanılabilirliği de göz önüne alınmalıdır. Sunulan tüm MS ilaçlarının iyi ve kötü tarafları vardır. Kararda kişisel tercihiniz ve eğilimleriniz de sıklıkla rol oynar. Mümkün olduğunca rahat kullanılması istenirse, ilacın ne kadar sık uygulanacağı, oda ısısında ne kadar süre saklanabileceği, enjekte edilme kolaylığı ve enjeksiyonun hazırlanması da kararda etkili olur. Verilecek dozun etkinliği ilacın hangi sıklıkta kullanılacağı ile birlikte değerlendirilmelidir. ilacın daha önce verildiği ve belgelendirilmiş hasta sayısı ile değerlendirilen denenme süresinin uzunluğu gibi başka özellikler de bir tedavinin yararlılığının öngörülmesini sağlar.Tedavi seçiminde kriterler
MS tedavisi sürekli bir tedavidir. Seçilen tedavi sistemi günlük hayatınıza mümkün olduğunca az yük getirmelidir. Sistem seçiminde dikkat edilecek şey mümkün olduğunca basit olmasıdır. Tüm tedavi süresince kişisel bakım tüm hastalık çeşitlerinde yaşam kalitesini arttıracaktır. Size yardıma hazır ve evinize yakın bulunan iyi eğitimli MS danışman hemşire hizmeti sunan tedavi sistemleri vardır. Bu kişiler size ilaçlarınızı hazırlamayı ve enjekte etmeyi gösterirler, uygun enjeksiyon yerlerini öğretirler, yan etkileri anlatırlar ve ilaçla ilgili tüm sorularınızda yardımcı olurlar. Her tedavi sisteminin iyi ve kötü yanları vardır ve her hasta bunları kendine göre değerlendirir. Sizin için hangisinin doğru olduğunu bulmak için tüm seçeneklerle ilgili mümkün olduğunca tarafsız bilgi edinmelisiniz ve sizin için neyin önemli olduğunu tartmalısınız. Hekiminiz bu konuda size seve seve yardımcı olacaktır.
Kendi kendine enjekte etme
Adı geçen bağışıklık düzenleyicilerinin hiç biri tablet şeklinde ağızdan (oral) alınamaz. MS tedavisinde onay almış olan bağışıklık sistemini düzenleyen ilaçlar enjekte edilmelidir, yoksa daha etkilerini gösteremeden hazmedilirler. Enjeksiyonları hekimin ya da hemşirelerin yapması mümkündür, ancak şart değildir. Kişi enjeksiyonu kendisi yaparsa (kendi kendine enjeksiyon) ya da bir yakınına yaptırırsa, gün içinde daha serbest olur. Kendi kendine enjeksiyon bilinen enjektörlerle yapılabilir. işi daha da basitleştirmek için, iğneyi rutin olarak yapan otomatik enjektörler kullanılabilir. Bu gereçler kullanıldığında enjeksiyon yerindeki yan etkiler de daha az görülür. Bunlar tüm MS’li bireyler için uygundur, ama özellikle iğneden korkanlara yardımcı olur.
Danışman Hemşire Programı
Uzman hemşirenin rolü Interferon beta, 1993 yılında ABD’ de relapsing–remitting multipl skleroz (MS) tedavisi için ilk kez ruhsatlandırıldığında, önemli sayıda hasta başlangıçtan kısa bir süre sonra tedaviyi bıraktı. Genellikle hastalar grip benzeri belirtiler, enjeksiyon yeri reaksiyonları ve yorgunluk gibi geçici ancak rahatsız edici belirtiler yaşayabilecekleri için uyarılmadı. Tedaviyi bırakan hastaların çoğuna, enjeksiyon teknikleri ile ilgili herhangi bir bilgi ya da eğitim verilmemişti. Ancak, klinik çalışmalara katılan nöroloji merkezleri, yeni hastaların ihtiyaçlarına yanıt vermek için daha iyi hazırlanmıştı ve bu merkezlerin çoğu, hastalığın başlangıcından itibaren hastalara interferon tedavisi hakkında eğitim ve danışmanlık hizmetleri verdi. Genel olarak, bu hizmetler nörologlardan çok, hemşireler tarafından verildi.
İnterferon gibi enjeksiyon halinde uygulanan tedaviler, genel olarak hem hasta hem de ailenin aktif katılımını gerektirmektedir. MS için interferon tedavisine başlayan hastalar, düzenli enjeksiyon konusunda yardıma ihtiyaç duymaktadır. Bu yüzden Danışman Hemşire Programı başlatılmıştır. İnterferon, kullanımı kolay, önceden doldurulmuş şırıngalarda, otomatik enjektörlerle ya da bunlar olmadan kullanılmak üzere temin edildiği halde, enjeksiyonun nasıl, nereye ve ne zaman yapılması gerektiğiyle ilgili anlaşılması gereken önemli noktalar bulunmaktadır.
Bazı ülkelerde, interferon alan hasta ve hasta yakınlarına tedaviyle ilgili eğitim ve danışmanlık hizmetleri veren hemşire ekipleri bulunmaktadır. Danışman hemşire, yeni bir hasta konusunda bilgilendirildiğinde;
- Hastayla bağlantı kurmakta
- Enjeksiyon teknikleri hakkında eğitim vermek üzere hasta ya• da ailesini evinde ziyaret etmekte
- Hastanın doktoru ile bağlantı kurmakta
- Yardım ve öneri için her zaman hazır bulunmaktadır.
Sunulan öneri
Genel olarak danışman hemşireler tarafından verilen tavsiyeler aşağıdaki gibidir:
-
İnterferon enjeksiyonunun yer, zamanı ve şekli
-
Olası yan etkilerle başa çıkma yoları
-
Tedavinin etkinliğine ilişkin gerçekçi beklentiler
- Doktorun uygun gördüğü durumlarda tedaviyi sürdürme ihtiyacı.
Hemşire hizmetleri ile ilgili bilgi almak için lütfen doktorunuza danışınız
Erken Tedavini Avantajları
Son on yılda yürütülen yoğun araştırmalar sayesinde MS daha açık bir şekilde anlaşılmıştır. Bu yeni bilgilerle birlikte, başta manyetik rezonans teknolojisi olmak üzere, geliştirilen tanı olanakları artık MS tanısının çok erken dönemde (neredeyse ilk ataktan itibaren) koyulabilmesini sağlamıştır. Önemli çalışmalar bağışıklık düzenlenmesi tedavisinin mümkün olduğunca erken başlatılması gerektiğini göstermektedir: Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, aksonlar (sinir lifleri) kaçınılmaz işlev kaybında o kadar fazla korunur ve böylece hastalığın seyri o derecede pozitif etkilenir. Bu çalışmaların sonuçları dünyada önde gelen MS uzmanlarının MS tedavisine mümkün olduğunca erken başlanılması konusunda hemfikir olmalarına yol açmıştır.
MS araştırmaları
Yoğun araştırmalara rağmen günümüzde MS’in henüz kesin tedavisi bulunamamıştır. Tüm dünyada bir çok arşltırma laboratuarı ve ilaç firması bu hastalığı kesin olarak tedavi edebilecek bir ilaç bulmak için yoğun çalışmalar yürütmektedir. Bu araştırmaların sayısı son 20 yılda katlanarak artmıştır ve çoğu firma henüz yeni geliştirilen ve çok ümit vaateden etken maddeler üzerinde araştırmalar yapmaktadır. Önümüzdeki yıllarda bu maddelerden biri ya da birkaçının MS’li bireylerde çok daha iyi tedavi seçenekleri sunacağı umut edilmektedir.











